31 Mart 2012 Cumartesi

Pembe Düşler


İlk hamileliğimden tam 6 yıl sonra hiç istemeden yine hamile olduğumu öğrendim .Hadi bari oldu bu sefer ki erkek olsun diye heveslendim  .Doktor randevusundan  sonra kız  olacağını öğrenince  arsız  arsız  ağladım utanmadan.

Küçücük  bir bebekken   başka bir ülkede  başka bir dilde yeni  bir  hayata  başladık .
Zor bir  bebekti  ,yalnızdık ,kendi yağımızda  kavrulmaya  çalışıyorduk .Bir  anne  olarak  tüm  enerjimi,sabrımı   yeni okula başlayan  ,yeni bir  dil öğrenen  büyük kızıma  vermiştim  .
O küçücük  bebek hırçın bir canavara dönüştü üç yaşında  ağlama krizleri bir süre sonra isteri krizlerine dönmeye başladı .İstediği  olmadığında sokaklarda saatlerce ağlayan ,çamurların  üzerine yatan  ,oyuncaklarını  parçalayan   ,mağaza vitrinlerine kafa atan   örgülü saçlı güzel bir çocuk oldu ."Hayır" ın anlamını bilmeyen ,bu kelimeyi duymak bile istemeyen sinir abidesi ,istediği yapılmadığında annesinin saçlarını avuçla yolmaktan ,arkadaşlarının kollarını ısırıp morartmaktan ,ablasını tekmelemekten  geri kalmıyordu .

Sonunda yolumuz çocuk pedegoguna çaresizce düştü .Tek kelime konuşmadan saatlerce oturdu pedagogun yanında ,yalnızca annesinin açıklamalarını ,doktorun yorumlarını dinledi .Sessizliğini pedagog Almanca anlamamasına yordu .Küçük cadı her bir kelimeyi anlıyor ama olaya  dahil  olmak istemiyordu."Öfke kontrol Problemi "olduğunu  öğrendik  bu  seansların  sonunda . Aldığımız  tavsiye ise  sinirlendiğinde bir şeyler fırlatmaya başladığında kollarını  tutmak ona sıkıca  sarılmak  ,sakinleştirmek ,ve yanında olduğunu  hissettirmekti.
Enerjisini atabilmesi ,sinirlenmesine zaman kalmaması için onu spora yönlendirdik.Baleye , jimnastiğe ,yüzme kursuna yazıldı .Tüm gün kreşte kaldıktan sonra gittiği spordan eve geldiğinde yorgunluktan canı çıkıyor ,televizyonun karşısına yatıp kalıyordu .Kitap okumayı ,yazı yazmayı öğrendi  okula başlamadan .

 Şimdi ise bizim küçük cadı  6 yaşında  güzeller  güzeli bir kızı oldu .Ağustos ayında okula başlayacak .Sinirlendiğinde öfkesini kontrol etmeyi öğrendi .Oyuncaklarını fırlatmamayı ,arkadaşlarını ısırmamayı da .Annesinin iki tel saçını yolmamayı da ...
Artık büyüdü ,hırçınlıkları bitti .o zor günleri atlattık hep birlikte .

Ve işte küçük meleğimiz ve tatlı rüyalara daldığı pembe odası .Pembe  yatak  ,pembe cibinlikler ,pembe duvarlar ve pembe düşler....

Bademli Kurabiye

Birkaç yıl önce Almanca kursuna giderken tanıştığım canım arkadaşımdan güzel bir tarif var bugün.O yaptı ,pişirdi ,bize koca bir tabak ikram etti .Bana da yalnızca fotoğraflarını çekmek kaldı.

Kurabiyeleri yerken ve bu satırları yazarken  arkadaşlığımızın üzerinden 3 yıldan fazla bir süre geçtiğini fark ettim .Yılların ne kadar çabuk geçtiğini bir kere daha anladım.Buralara taşınana kadar o kadar sağlam dostluklar kurmuştum ki .Bir daha kimselere güvenemem ,yeni dostluklara adım atamam gibi geliyordu .Aynı memleketli olmamız ,aynı dili konuşmamız belki de bizi yakınlaştırdı .Bu kadar yıldır birbirimizi kırmadan ,sınırlarımızı bilerek dost olduk birbirimizle .Demem odur ki ,oluyormuş ,yeni dostluklar belirli bir yaştan sonra da kurulabiliyormuş.Hepinize dostlarınızla ,sevdiklerinizle geçirebileceğiniz güzel hafta sonları  diliyorum.Ve işte bir dosttan eve gelen bir tabak kurabiyenin tarifi..

-300 gr tereyağı
-300 gr badem
-4 adet yumurta sarısı
-1 çimdik tuz
-160 gr pudra şekeri
-yarım kilo un
-2 paket vanilya


Tereyağını buzdolabından çıkartıp ,oda sıcaklığında bekletin.
Tereyağını  yumurta sarılarıyla karıştırarak karıştırma kabına alın.
Tuzunu pudra şekerini ilave ederek ,azar azar unu karıştırın.
Elinizle hamuru iyice yoğurun ,bu arada unu ilave etmeyi ihmal etmeyin.
En son badem kırıklarını hamurunuza ekleyin .
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak elinizle ay şeklini verin .
Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizerek önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Üzerini pudra şekeriyle arzu ederseniz süsleyebilirsiniz.


 

30 Mart 2012 Cuma

Memur Kurabiyesi


Bol köpüklü Cafe Latte eşliğinde memur kurabiyesi...Ne büyük  bir tezat oldu .Benim  babam da  memurdu ama Cafe Latte yoktu evimizde ,hatta ülkemizde .Şimdi her yerde her şey var .En fazla bol köpüklü Türk kahvesi pişerdi evimizde.

Tarif yılların gurbetçisi arkadaşım Ayşe'den,kızlarımız aynı kreşe gidiyor seneye de  aynı ilkokula başlayacak .Ayşe den aldığım tariflerle ayrı bir sayfa açmayı düşünüyorum.Ondan alıp da denediğim her tarif tam kıvamında tuttu ,çokta lezzetli oldu.

İşte memur kurabiyesi malzemeleri,
250 gr margarin
1 çay bardağı sıvı yağı
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta sarısı
2,5 çay bardağı şeker
1 kabartma tozu
Alabildiği kadar un

Üzeri için
Yumurta akı
fındık kırığı


Oda sıcaklığındaki margarini sıvı yağı ile karıştırıyoruz.
Un harici tüm malzemeleri  karıştırma kabımıza alıyoruz.
Unu yavaş yavaş ilave ediyoruz.Klasik kulak memesi kıvamını tutturuyoruz.
Şekil verip yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz.
Üzerine yumurta akı sürüp fındık parçalarıyla süslüyoruz.
Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede yaklaşık 15 dakika pişiriyoruz.
Biz güneşli bir havada bahçede kahvemizin yanında hepsini tükettik umarım sizde bizim kadar beğenirsiniz.


Mantar Soslu Makarna



-yaklaşık 10 adet mantar
-2 tepeleme dolu yemek kaşığı un
-1 dolu tereyağı
-1,5 su bardağı süt
-tuz
-yarım çay kaşığı karabiber
-sıvı yağı

Mantarları biraz tuz ilave edilmiş suda hafif yumuşayana kadar haşlıyoruz.
Daha sonra küçük doğruyoruz.
Ayrı bir tavada tereyağını eritip unu ilave ediyoruz.Sürekli karıştırarak  azar azar sütü ekliyoruz.
İçerisine doğranmış mantarları ekliyoruz.Son olarak tuzu ve karabiberi ilave ediyoruz.
Makarnayı haşlamak için tencereye su koyarak tuz ve birkaç damla sıvı yağı ekliyoruz .
Kaynayan suyun içerisine makarnaları koyarak yaklaşık 12 dakika sonra suyunu süzüyoruz.
Servis tabağının içerisine makarnayı alıyoruz.
Üzerini mantar sosu ve mısır taneleriyle süslüyoruz.
Mantar sosu  zaman darlığından bugünlük makarnanın yanındaydı ama et yemeklerinin yanına da çok yakışacağını düşünüyorum.Bir dahaki sefere belki bir tavuğu belki bir pirzolanın yanına arzı endam edecek mantar sote.Afiyet olsun.


28 Mart 2012 Çarşamba

Erkeklerin Mutfakla İmtihanı

Ünlü aşçıların  tamamının erkek olduğunu ,michelin yıldızlarını tek tek topladıklarını biliyor muydunuz?

Bolu'lu  aşçıları ,oktay usta'yı ,ümit usta' yı duymuş muydunuz?
Tüm  bu örneklerin dışında ,erkeklerin mutfakla ilgisi en fazla balığı kızartmak ,mangalı yakmaktır.Eşleri de hep aynı şikayette bulunurlar .
-"Benim kocam mutfağın yolunu bilmez."
Mutfağı kapısın da  bekleyen beyler kapıdan içeri girmeden ,sofrada ki yerlerini oturup  tabaklarını beklemeye başlarlar.En modern erkekten en maçosuna kadar gün gelir çoğu aynı yolun yolcusu olur .
Modern ,eğitimli ,genç Türk  erkeği  ,ilişkinin ilk demlerinde sevgilisine   Mantarlı Rizotta lar yaparken ,evliliğinin ikinci ayından itibaren (Balayının bitme süreci) sofradaki daimi yerine kurulmuş olur.

Tabii genelleme  yapmamak  gerek .Bizim evde istisnai  bir durum söz konusu .
BENİM KOCAM MUTFAKTAN ÇIKMIYOR.Fırsat bulduğu her an bol susamlı simitler,hünkar beğendiler ,sufleler yapıyor .Reçeller kaynatıyor ,helvalar kavuruyor.

Bu satırları okuyan Özgür tatlar   takipçilerinin -"BRAVO" dediklerini ,buralardan duyabiliyorum .Ama  o mis gibi çilek reçelini kaynatıp ,tüm evi bu kokuyla doldururken ,ben ise -imdat - diyerek o o kokuyu arkamda bırakıp kaçmak istiyorum.İşte isyanımın sebepleri,
Mutfağın içerisi bir anda savaş alanına dönüyor .Yıllardır kullanmadığım tencerelerimi bularak ,sanatını konuşturmaya çalışıyor .Ortalığa sayısız tabak ,çanak çıkıyor ,lavabonun içi kirli tabaklarla doluyor .Sanırsınız  o mutfaktan orduya yetecek yemek pişirilmiştir .
Ben gözüm gibi baktığım  kristal bardaklarımı kullanmaya kıyamazken ,usta aşçımız onları ölçü kabı yapabiliyor.

Aradığı  bilumum bakliyatı ,yağı,şekeri, tuzu ,ıvır zıvır  bulamayınca adımı anons ediyor .İstediğini bulup eline tutuşturduktan sonra tekrar ve tekrar  beni çağırıyor .

Bu serzenişlerime rağmen lezzetli yemekler yaptığını  itiraf etmem gerek canım kocacığımın....Satırlarıma  son verip mutfağımı elden geçirmem gerekiyor .



Barbunya salatası


Yaz kış o kadar çok yapacak işim var ki ...Kendime her an yeni bir uğraş bulmam gerek .Kafamın içerisi bugün ne yapsam diye dolaşan küçük tilkilerle dolu.Çok şükür ki bu tilkiler hinlik ,cinlik için cirit atmıyorlar kafamın içerisinde .

Bir dönem örgü örmeye kafayı takmıştım .Neredeyse sabaha kadar uyku uyumadan kazakları ,atkıları ördüm .Sonra boynumu ağrıtana kadar boncuk işiyle uğraştım .Almanya 'ya geldikten sonra farklı işler buldum kendime .Hepsini gönüllü olarak yaptım ,yapmaya devam ediyorum .Geçen sene bir hastanede
gönüllü çalıştım .Türk hastalara tercümanlık yapıyor ,dertlerini dinliyordum .Hiçbir şey yapamasam sohbet ediyordum onlarla .Gurbette ,vatanlarından uzakta ,ağır hastalıklarla boğuşan yaşlıların ellerini tuttum ,sözlerini dinledim.

Bir hafta gördüğüm yaşlı bir türk amcayı diğer hafta görmüyordum.Evlatlarının hayırsızlığını şikayet eden teyzelerden ,el bebek gül bebek bakılan zihinsel engelli türk çocuklarıyla tanıştım hastanede.Çok üzüldüm ,çok gözyaşı döktüm onlarla sohbet edip hayat hikayelerini dinledikten sonra .Ve ara verdim .

Bu üzücü çalışmadan sonra ,Yaklaşık bir yıldır Türk çocuklarına ders veriyorum.Alman ilkokulun da haftada bir gün Türk çocuklarla ,sadece ve sadece türkçe konuşarak ,oyunlar oynuyoruz ,kitaplar okuyoruz.Onlara güzel dillerini konuşabilmeleri için ,ana yurtlarını tanımaları için yardım ediyorum.

Daha babasının şehrini görmemiş güzeller güzeli bir kızda var ,amcalarıyla ,kuzenleriyle aynı evi paylaşan futbol meraklısı hırçın oğlanda .Onlarla ilgilenmek ,dinlemek yardım etmek enaz kendi çocuklarımla ilgilenmek kadar önemli benim için.

Tüm bu çalışmalarım arasında mutfaktan ,temizlikten de vazgeçemiyorum.
Bugün ki yemeğim  Balık kızartması ve barbunya salatasıydı.

Barbunya salatası için malzemeler,

1 su bardağı haşlanmış barbunya
kuru soğan (küçük)
1 limon suyu
1 fincan iri dövülmüş ceviz
4 -5 tane kornişon turşu
nane
tuz
zeytinyağı


Barbunyaları bir gece önceden tuzlu suda ıslatalalım .
Ertesi gün suyunu dökerek tencereye koyalım.
Üzerini geçecek kadar su ilave edelim ve haşlayalım.
Tel süzgeçten geçirdiğimiz  soğuyan barbunyaları  musluğun altında yıkayalım.
Karıştırma kabının içerisine yarım ay şeklinde doğranıp tuzla ovulmuş soğanı,barbunyaları ,kesilmiş kornişon turşuyu ilave edelim.
Limon suyunu,,yağını ,tuz ve nanesini ekleyelim.
Hepinize afiyet olsun sağlıklı ,stressiz günler...

 

27 Mart 2012 Salı

Favori börek

O  kadar çok börek tarifi var ki elim de ...Ama bu tarif benim favorim  ,eminim siz de çok beğeneceksiniz.O yüzden adı favori börek oluverdi .Deneyin derim pişman olmazsınız ...

Gerekli malzemeler
- 6 tane yufka
-3 yumurta
-6 yemek kaşığı yoğurt
-yarım paket margarin (125 gr)
Üzeri için susam
iç malzemeleri
-750 gr kıyma
-1 adet kuru soğan
-1  sivri biber
-1 fincan sıvı yağı
-1 kaşık salça
-tuz
-karabiber

İlk olarak böreğin içini hazırlayalım.Bunun için yağda rendelenmiş soğanları kavuralım.Salçayı da içine alalım.
Küçük doğradığımız biberi de ilave edelim.
Kıymasını ekleyerek çok az kavuralım.Ben bir fincan da su ilave ettim içerisine .
Tuzunu ve karabiberini de unutmayalım.

Erimiş margarinin içerisine yoğurdu ve yumurtaları koyalım.çatalla iyice çırpalım.
Yufkayı  masanın üzerine sererek  1,2 kaşık sıvı harcı koyalım.
Yufkayı ikiye katlayıp .D Şeklini elde edelim.
4 e bölerek ,4 tane üçgen elde edelim .
Üçgenlerin geniş tarafına kıymalı harçtan koyarak  sigara böreği gibi saralım .sıkı olmamalı..
Her bir yufkayı bu şeklide saralım.
Fırın tepsisinin veya borcamın içerisine koyarak .Üzerine kalan harcı dökelim.(Mümkünse dolapta birkaç saat bekletebilirsiniz.)
180 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.
(Yufkalarin ne kadar parcalandigi resimde de görülüyor..Vakumlu posetteki yufkalar ancak bukadar oluyor.)







26 Mart 2012 Pazartesi

Beşamel Soslu Sebzeli Sucuk

İster pazar kahvaltılarınızda isterseniz  akşam yemeklerinde  yapabileceğiniz bir yemek .Benim dolapları karıştırıp bulduğum sebzeler aşağıdaki gibiydi .Ama siz arzu ederseniz eklemeler yapabilirsiniz.Acemilik günlerimde okuduğum tariflerin birebir aynısını yapmaya çalışırdım.tarifin içerisinde 10 çeşit sebze varsa ,birtaneside benim evimde bulunmuyorsa yapamazdım o yemeği .Ne yapar eder bekler ,malzemeler tamamlanınca yapardım yemeğimi.Siz siz olun yaratıcılığınızı kullanın mutfakta .AZICIKTA SEVGİ ATIN YEMEKLERİNİZİN İÇERİSİNE .

2  adet havuç
1 çay bardağı bezelye
1 kaç tane fasulye
1 patates
200 gr sucuk
kaşar peyniri rendesi
1 çorba kaşığı sıvı yağı

Beşamel sos malzemeler,
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı tepeleme un
2 su bardağı süt
tuz

Beşamel sos yapmak    için,

Ayrı bir tavada  tereyağını eritip kokusu çıkana kadar  unu kavuralım.
Daha sonra  sütünü azar azar ilave edelim.
İyice çırpalım  eğer tortu kalırsa blendırdan geçirebiliriz.
En son  tuzunu  ilave ederek  ocaktan   alalım .

Havuç ve patatesi  tavla zarı büyüklüğünde doğrayalım.İlk olarak tavaya yağı koyarak içine  havuçları alalım .Biraz sotelendikten sonra içerisine patatesleri koyalım.Daha iri doğranmış fasulyeleri ve en son olaraksa bezelyeleri ekleyelim .Sebzeler biraz diri kalmalı.Ocağın altını kapatalım.

Sucuklarda küçük doğradıktan sonra  sebzelerle ve beşamel sosla karıştıralım.

Fırın tabağına alarak 180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 35   dakika pişirelim .Son 10 dakikasın da fırından çıkarıp üzerine kaşar peyniri rendesi ilave edelim.

Afiyet olsun.

25 Mart 2012 Pazar

MUZLU RULO PASTA

Kendime hamur işi yapmamak üzerine  söz veriyorum ama çocukların yemek seçmesi sebebiyle dayanamıyor ve kilolarca un harcayarak poğaçalar,kekler ,pastalar yapıyorum.Ondan sonra da kilo almasınlar diyerek o spor kursundan diğerine çocukları taşıyorum.Hafta içinde artık canları çıkıyor,hafta sonu geldiğinde evden dışarı çıkmak istemiyorlar.Bizim döngü de bu şekilde devam edip duruyor.
Tarif sevgili Birsence'den ama ben birkaç ufak değişiklik yaptım. Gerekli malzemeler,

-4 yumurta
-1 su bardağı toz şeker
-1 çay bardağı ılık su
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu
-1.5 su bardağı un

kreması için,
-3 su bardağı süt
-1 su bardağı toz şeker
-1 çorba kaşığı un
-2 çorba kaşığı nişasta
-1 paket vanilya

Üzeri için,krem şanti
İçi için,Muz

İlk olarak kekini hazırlamamız gerekiyor ,bunun için yumurtanın şekerle 10 dakika çırpılması gerekiyor.

İçerisine un ,su kabartma tozunu  ve vanilyayı ilave edelim.Bu aşamada mikser kullanmadan çatalla çırparsanız  kekiniz daha güzel kabarır.

Tepsiye yağlı kağıt sererek ,üzerine kek karışımını dökelim.

Fırını 180 derecede ısıtarak ,tepsiyi fırına verelim.

Yaklaşık 10 dakika  pişirelim .Tepsiyi tezgaha alarak biraz soğumasını bekleyelim .

İlk sıcağı geçince alttaki yağlı kağıt yardımıyla  keki rulo yapıyoruz.(çok fazla sıkmadan)

Keki rulo halinde soğumaya bırakıyoruz.

Kreması için vanilya hariç tüm malzemeleri  sürekli karıştırarak pişirelim.Ocağın altını kapatmadan vanilyasını ilave edelim.Mikserle iyice çırpalım.

Kek rulosunu açarak içerisine kremayı yayalım .Üzerine muzları koyalım.Tekrar dikkatlice rulo yapalım.

Krem şantiyi çırparak üzerine sürelim.Arzu ederseniz üzerini çikolata parçalarıyla süsleyebilirsiniz.




23 Mart 2012 Cuma

Ton Balıklı Kanepe ve Yumurta Dolması

Sabah kahvaltısı ve beş çayları için değişik tariflerimiz var bugün.Sofralarınızın biraz da göze hitap etmesi için deneyebileceğiniz değişik uygulamalar var menümüzde .

TON BALIKLI KANEPE
-150 gr ton balığı konservesi
-5 adet tost ekmeği
-1 yemek kaşığı mayonez
-1 çay kaşığı limon suyu
- biraz tuz


Tost ekmeklerinin kenarlarını keserek ,ekmekleri dörde bölelim.

Ekmekleri fırın da biraz kurutalım.Yumuşak ekmeklerin üzerine malzemeler konduğu zaman hamurlaşıyor.

Kanepe harcı için mayonez,limon suyunu  ton balıklarıyla karıştıralım .Çatalla iyice ezelim .Bir miktar tuz ilave edelim.

Ekmeklerin üzerine harçtan sürerek ,kürdan batıralım.Ben kürdanlarımı boncukla süsledim ve oldukça şık durdu.

 YUMURTA  DOLMASI

Haşlanmış yumurtayı sevmeyenler kokusunu ağır bulanlar için farklı bir alternatif  yumurta dolması.
Gerekli malzemeler ise,

-5 adet yumurta
-1 yemek  kaşığı mayonez
-1 yemek kaşığı suyu alınmış yoğurt
-biraz tuz ,kimyon ,karabiber
-yarım çay kaşığı nane
-tuz

 İstenilen miktarda yumurtayı iyice haşlayalım.(ben beş adet kullandım siz sayıyı istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.)

Haşlanan yumurtalar soğuduktan  sonra uzunlamasına ikiye keselim.

Yumurta sarılarını kaşık yardımıyla çıkaralım.

Ayrı bir kapta yumurta sarılarını ezelim içerisine diğer malzemeleri istenilen miktarda ilave edelim.

Çatalla iyice karıştıralım ve kaşıkla tekrar yumurta beyazlarının içerisine dolduralım.

Afiyet olsun.

Üzerini arzu ederseniz kornişon turşusuyla süsleyebilirsiniz .






Sufle Börek


Bu tarife börek demek ,haksızlık gibi geliyor bana .Daha çok  pizzaya benziyor .Ama söylemem gereken önemli bir nokta da böreğin biraz !!! yağlı olduğu.Sanırım tadı da  burada gizli.İsterseniz siz yağı biraz azaltarak deneyebilirsiniz bu tarifi .içerisin de karbonat olduğu için  böreğiniz çok kabarıp ,yumuşacık oluyor. Ben pişirmeden  bir gün buzdolabın da bekletiyorum ;vaktiniz varsa bolca yapıp buzluğa kaldırabilirsiniz  böylece elinizin altında her daim sizi bekleyen böreğiniz olacaktır .

-2 su bardağı süt
-3 adet yumurta
-yarım paket margarin
-1 cay kaşığı karbonat
-1,5 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir
-3 adet yufka
-100 gr ince doğranmış salam
-2 adet domates
-2 adet sivri biber
-çörekotu
-tuz
-karabiber



2 su bardağı sütü genişçe bir kaseye alalım.

Yarim paket eritilmiş margarin,tuz ,karabiber,karbonatı koyup karıştıralım.

Bu karışıma  1,5 su bardağı rendelenmiş  beyaz peynir,küçük kesilmiş  salam ,biber ,domatesleri ekleyelim.

Yufkaları elimizle parçalayalım, Karışıma yufkalarımızı da ekleyelim.Hepsini kaşıkla hafifçe karıştıralım.

Yağlı kağıt serilmiş ,tepsiye karışımı ekleyelim.

Bir gece buzdolabında beklettiğiniz de daha yumuşak  ve lezzetli oluyor.

Tepsinin üzerine çörek otu serperek ,sıcak fırına verin .Üzeri kızarana kadar pişirin.Afiyet olsun.




21 Mart 2012 Çarşamba

Şimdiye Kadar Yedik; Ama Artık Yemezler!


Tarifler, reçeteler, doğal hayat ipuçları falan konuşuyoruz ama sağlıklı yaşam konusunda aklımızı daha çok kurcalaması gereken konu GDO, yani “genetiği değiştirilmiş organizmalar”.

Gündemdeki bu konu hakkında aksiyon almamızı sağlamak isteyen Greenpeace de güzel bir kampanya başlatmış; Yemezler! “Yemezler” ile isteyenler sadece konuşmak yerine, bir imza vererek bu sorunun çözülmesine katkı sağlayabiliyor.

Siz de dilerseniz buradan imza atıp, hala vakit varken GDO’ların ülkemize girmesine engel olabilirsiniz.
www.yemezler.org/?ref=199664

Evet, sadece bir imza atıp kampanyayı paylaşarak et, süt ve diğer gıdalar şeklinde yavrularımızın, ailemizin tabağına koymak zorunda kalacağımız GDO’larla daha güçlü şekilde mücadele edebiliriz. 12 GDO zaten serbestmiş, kalanlarını durdurmak sizin elinizde.

Kampanyaya katılanlar, bir de rozet toplayıp tişört, bardak kazanabiliyor.

Bu arada, bu GDO nedir ne değildir. Tehlikesi neymiş diyenler aşağıdaki videoyu izleyip, paylaşabilir.

#yemezler



Bir bumads advertorial içeriğidir.

20 Mart 2012 Salı

ACIKA


Benim gibi Orta Anadolu da yetişmişler   Acıkayı bilmezler.Acıka veya Acuka çerkezlere özgü bir tat.Doğu Anadolu da  ceviz koyamadan yapılan çeşidi vardır .Onun da adı -Muammara -dır.

Acıkayı ilk defa kayınvalidemin elinden yemiştim.Kahvaltıda kızarmış ekmeğin üzerinde tadına doyum olmaz.Aslında orijinalinde acıka baharatı kullanılır .İçerisinde 7 çeşit farklı baharat vardır .Aktarlardan kolayca bulabilirsiniz .Benim gibi gurbet kuşları ancak elindekiyle yetinip ,evdeki baharatları kullanabilirler.İşte tarifi.

Malzemeler,
- 3 çorba kaşığı biber salçası
-2  çorba kaşığı domates salçası
-1 su bardağı dövülmüş ceviz (Çok ince çekilmemesi gerek)
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 diş sarımsak
-2 dilim kuru ekmek içi ( Ben 1 fincan galeta unu kullandım)
-1 çay kaşığı nane
-1 çay kaşığı karabiber
-1 çay kaşığı kimyon
-yarım limonun suyu

Yapılışı  ise çok basit  önce sarımsağı tuzla dövüyoruz.

Genişçe bir karıştırma kabının içerisine domates salçası ,biber salçasını alarak karıştırıyoruz.

Baharatları ,limon suyunu ,sarımsağı ilave ederek .Galeta unuyla ve cevizle karıştırıyoruz.

Servis tabağına alıyoruz.

Not :Ben galeta unu kullanmıştım ama bayat ekmek içiyle daha güzel olduğunu söyleyebilirim.

        Biber salçanız tuzsuzsa ,tuz ilave edebilirsiniz.

       Eziciyle karıştırmadan ,çatal yardımıyla yaparsanız daha iyi olur .

      Baharatları tamamen kendi damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Afiyet olsun.

19 Mart 2012 Pazartesi

İRMİK HELVASI



İrmik helvasını eşim çok sever ve çok güzel de yapar .Hamileliklerim de ben aş ermedim ,eşim aş erdi .Gecenin bir vakti hamarat yeni gelin gibi hiç üşenmeden kalkar ,İrmik helvası kavururdu.

Sonunda o benim yerime kilo aldı ,ben çocukları doğurdum.

Becerikli kocam uzun zaman sonra yine irmik helvası krizine girdi ve  akşam saat 10 da mutfağın kapısını kapatarak helvasıyla baş başa kaldı .Bir anda tüm evimizi kavrulan irmiğin kokusu kapladı .Tarif ve pişirmesi eşimden ,fotoğraflarda kızımdan.Ben ise hem helvamı yedim hem de blogumda bu satırları sizlerle paylaştım.

-2 su bardağı irmik
- yarım paket tereyağı
-1.5 su bardağı toz şeker
-3 su bardağı süt
-yarım kahve fincanı çam fıstığı



Tencereye tereyağını koyarak ,iyice kızdırın.
İçerisine çam fıstığını ekleyerek  kavurun.
İrmiği içine katarak kısık ateşte yaklaşık yarım saat karıştırarak kavurun.
Bu aşamada irmiğin fazla yanmadan rengi koyulaşmadan kavrulması gerekiyor.
İçerisine  sütü katarak tekrar karıştırın.
Daha sonra  şekeri  ilave edin .Tencerenin kapağını yarım kapatarak  kısık ateşte yaklaşık 20 dakika kadar demlendirin.
Tencereyi ocaktan alarak ,tezgahta yarım saat dinlendirdikten sonra iyice karıştırıp servis  yapılabilir.

NOT,
- Bizim gibi, gecenin bir  vakti mutfağınızda  çam fıstığı bulamazsanız irmik helvanızı  ,çam fıstıksız yapsanız da olur.

-Kalın irmik kullansanız daha iyi olur .Biz de maalesef o da yoktu.

-Arzu edersiniz üzerine tarçın da ilave ebilirsiniz.                                                                                                        





17 Mart 2012 Cumartesi

Kıymalı Lazanya


    Bu sabah kızımı okula bıraktıktan sonra ,dönüş yolun da radyoyu açtım . Farklı ülkelerin müzikleri çalıyordu Alman radyosunda. Bir anda Emre Aydin´in bir şarkısı başladı .
Arabamın içine bir hüzün çöktü. Hiç dinlemediğim  şarkıcının ,şarkısı beni taa Türkiye`ye  götürdü .
Ülkemde bir tur attım ,türkçe sözlerle ...
Burnumun direği sızladı ,gözlerim doldu .
Türkiye´nin havasını,suyunu ,insanlarını ,dilini ,karmaşasını ,stresini o kadar özlemişim ki...
Bir an sadece bir an ;lanet ettim başka bir ülke de yasamaya .

   Maalesef rüzgar bizi Almanya `ya savurdu. Yeni bir hayat ,yeni bir yaşam kurduk yabancı bir ülke de. Zamanla alıştık ,durumu kabullendik. Olaya pozitif yönlerinden bakmaya başladık .     

Ama o bir an ,sadece bir an var ya ...iste o zaman ağır geliyor yabancı bir ülkenin havasini solumak .

Hüznümü dağıtmak için kendimi yine mutfağa attım ,ve kızımın en sevdiği yemeği yani lazanyayı pişirdim. Malzemeleri ise,
-yaklaşık 400 gr kıyma
-yaklaşık 12 yaprak lazanya
-1 küçük havuç
-1 kuru soğan
-1 adet sivri biber
-2 domates
-kekik ,nane ,karabiber,tuz

Beşamal sos için,

-2 çorba kaşığı tereyağı
-4 çorba kaşığı un
-2 su bardağı süt
Üzeri için
 -Yaklaşık 1 kase  rendelenmiş kaşar peyniri

İlk olarak soğanı ve havucu  rendeliyoruz. Genişçe bir tavanın içerisine çok az sıvıyağ koyarak ,rendelenmiş havuç ve soğanı kavuruyoruz.

içerisine küçük doğranmış biberleri ekleyelim. Daha sonra kıymayı koyarak kavuralım.

Yaklaşık tavla zarı büyüklüğün de doğradığımız domatesleri de ekleyelim. Ben 1 fincan su da ekledim ,kıymamızın biraz sulu olması için. Daha sonra baharatlarını ilave ediyoruz. Arzu ettiğiniz miktar da baharatları ekleyebilirsiniz.

Ayrı bir tencere de beşamal sosumuzu pişiriyoruz. Bunun için tereyağını eritiyoruz,unu koyarak sürekli karıştırarak kavuralım. Sütünü azar azar ilave edelim. Biraz tuz ilave edelim. Eğer beşamal sosunuz taneli kaldıysa,bir süre mikserden geçirebilirsiniz.

Genişçe  dikdörtgen bir borcamın enaltına sıvıyağ sürün. (Ben borcamın altına ,sıvıyağ sürmeden direk fırın kağıdı koyuyorum. Temizlemesi daha kolay oluyor...:)

Benim lazanyalarım ,önceden haslanmadan pişirilebiliyor. O yüzden  haşlamadan borcama  birsıra lazanya diziyoruz.

Üzerine beşamal sos döküyoruz. Üzerine  kıymalı sos koyarak yayıyoruz. Tekrar lazanya koyuyoruz.

Tüm sos ve lazanya bitene kadar bu işlemi tekrar ediyoruz.

Son olarak ta en üstteki  lazanyalara tekrar beşamal sos dökerek ,buzdolabında bekletiyoruz .

Yukarıda da belirttiğim gibi lazanyaları önceden haşlamadım ,o yüzden lazanya yapraklarının yumuşaması için yaklaşık 4-5 saat buzdolabında dinlendirdim.
Afiyet olsun.




15 Mart 2012 Perşembe

Mercimek Yemeği


Kadınların ne büyük bir derdidir? Bugün ne pişirsem sorusuna cevap bulmak. Çalışan bayan  da ev hanım da aynı dertten mustariptir .

Sağlıklı yemek olsun , çabuk pissin , evde ki herkes  severek yesin. Maalesef her gün saatlerce mutfakta kalacak zamanımız yok , yapılacak bir ton is , uğraşılacak çocuklar , misafirler, çamaşırlar bizi beklerken bir tas çorba kaynatmak bile külfet olabiliyor . Hayatımızı kolaylaştıracak , çabuk pişen , protein deposu mercimek yemeğini eminim sizler de eviniz de sık sık yapıyorsunuzdur. Bizim  soframızı süsleyen mercimek yemeğinin malzeleri ve yapılısı .

1 su bardağı yeşil mercimek
1 adet kuru soğan
1 adet sivri biber
1 yemek kaşığı  salca
1 cay kaşığı tuz (isteğe bağlı  miktarı ayarlanabilir.)
1 yemek kaşığı sıvı yağ
Yarim yemek kaşığı tereyağı
yarim cay kaşığı kimyon ve karabiber kırmızı biber


1-Mercimekleri ayıklayarak . Birkaç kere yıkayalım.
2-Mercimekleri tencereye alarak , üzerini bir parmak gecene kadar su koyalım ve yaklaşık 10 dakika haşlayalım. Mercimeklerin kara suyunun çıkması için haşlanması ve bu suyunun dökülmesi gerekiyor .
3-Haslanan mercimekleri süzelim. Temiz sudan geçirerek süzgeçte bir süre bekletelim.
4-1 Kuru soğanı yemeklik doğrayarak, tencereye alalım . içerisine 1 yemek kaşığı sıvıyağ ve yarım yemek kaşığı tereyağı koyarak soteleyelim.
5-Soğanlar biraz  yumuşadıktan sonra  içerisine küçük küçük doğradığımız biberi ekleyelim ve karıştıralım.
6-Biberler sararınca içerisine salçayı ekleyelim  ve tekrar karıştıralım . Daha sonra haşlanmış olan yeşil mercimeklerinizi tencereye ilave edelim.
7-İyice karıştıralım ve baharatlarını ilave edelim.
8-Tencerenin  içindeki malzemenin  üstünü  2 parmak asacak kadar soğuk su ilave edelim. Yemeğimizi orta ateşte kaynamaya bırakalım.
9-Yemek kaynamaya başladıktan sonra tuzunu ilave edelim. Yemek suyunu çekene kadar pişirelim . Mercimeklerinizin yumuşamış olması ve üzerlerinde yaklaşık bir parmak suyunun olması kıvamı için yeterli olacaktır. Ben mercimek yemeğinin yanına  kuru soğanı çok yakıştırıyorum .

Bir bas soğan ve bol köpüklü ayranla yemeğinizi servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun.



13 Mart 2012 Salı

Lübnan Geceleri Tatlısı (Leyal-i Lübnan)

Pazar günü Lübnanlı arkadaşımın evine bruncha davetliydik .Annesi Lübnan´dan getirdiği malzemelerle bize harika bir pazar kahvaltısı hazırlamıştı. Kahvaltıdan öte aksam yemeği gibiydi .Lübnan köftesinden ,Lübnan usulü menemene kadar değişik lezzetler vardı .Hele ki o humus ...Üstü bol zeytinyağlı ,kıvamı tam yerin de .Ben yemeklere öyle bir daldım ki tatlı dışında fotoğraf çekmeyi akil edemedim.Üzgünüm !!!

Arap mutfağına bayılırım tam bizim damak tadımıza göre ...Bulguru yemeklerinde bolca kullanıyorlar ,şerbetli tatlıları ,baklavaları harika .

Arkadaşımın annesi -Lübnan Geceleri - tatlısını yaptı .Bizim irmik tatlısından çok daha lezzetli olduğunu söylemem gerek .Hele de o  gül şerbeti ,tatlıya çok ayrı bir lezzet vermişti .

-1 lt süt
-1 su bardağı irmik
-Yarim  cay bardağı  badem içi
-Yarim  cay bardağı  antep fıstığı
-Yarim cay bardağı ceviz ici
-Hindistan cevizi
-1 çorba kaşığı tereyağı
-2 adet muz
-Krem şanti

Şerbeti için

-1 su bardağı  seker
-yarim su bardağı su
-yaklaşık 2 yemek kaşığı gülsuyu

1 Lt süte  1 su bardağı irmik ekleniyor.Kısık ateşte  tahta kaşıkla sürekli karıştırılarak  pişirilir .İrmikler pişmeli ve koyu bir kıvam da olmalı.Tereyağını ekleyerek  tekrar karıştırılır.

Servis yapacağınız bir kaba yada borcama dökerek ,soğumasını beklenir.

Krem santi paketinin üzerinde ki tarife göre hazırlanır.

Halka seklin de kesilen  muzlar  irmiğin üzerine döşeyerek , üzerine krem santi üzerine dökülür.

Borcamın  üzeri badem ,ceviz ici ,antep fıstıklarıyla süslenir.

Tatlı tabaklara servis yapıldıktan sonra  üzerine gülsulu şerbet dökülür .

Tatlının içerisin de  şeker olmadığı için  biz tabağımızın üzerine şerbetten bolca döktük .

Özellikle gülsuyu şerbeti ,akıcı bir bal kıvamındaydı ,ve tek başına da kaşık kaşık yenebilecek kadar lezzetliydi.





10 Mart 2012 Cumartesi

Klasik Muffin

Muffin ,yani kağıtta kek;son yıllarda çok severek tükettiğimiz bir kek çesidi.Hem çok pratik  hem de servisi çok kolay.Çocukların beslenme çantalarına konabilecek  ,işyerine rahat götürülebilecek bir hamur isi .Bizim de evimiz de çok sık yapılıyor ve ertesi güne kalmadan ,anında bitiyor.Bu tarif ise çok kolay 10 dakika da hemen hazırlayabileceğiniz ,evinizde olan malzemeleri kullanabileceğiniz bir tarif.

Gerekli malzemeler,
-1 yumurta
-2 cay bardağı şeker
-1 cay bardağı sıvıyag
-1 su bardağı süt
-2 su bardağı un
-2 yemek kaşığı kakao
-1 paket kabartma tozu ,veya yarim cay kaşığı karbonat.

Yumurta ,seker,siviyag ve sütü mikserle çırpıyoruz.Yaklaşık 10 dakika ,seker eriyene kadar  çırpmamız gerekiyor.

Unu ayrı bir yerde eliyoruz ve içerisine kabartma tozunu ilave ediyoruz.

Sütlü karışıma önce kakaoyu ardındanda unu ekliyoruz.Çırpma teliyle iyice çırpıyoruz.

Hamurun  içerisine findik kırığı veya kuru üzüm ilave edebilirsiniz.

Muffin tepsisinin içerisine kağıtları yerleştiriyoruz.

Her bir kağıdın içerisine hamurumuzdan koyuyoruz .Yaklaşık üstünden 1 cm kalacak kadar  kağıtlara hamur konması gerekiyor.

Fırını ısıtarak ,180 derecede yaklaşık 20 dakika pişiriyoruz.Kürdanla pişip pişmediğini kontrol ediyoruz.

Herkese bol güneşli, sıcacık,haftasonları...






8 Mart 2012 Perşembe

Sosisli Makarna


Ben gelenekçi bir anneyim .Kızların küçük yaslardan itibaren mutfağa girmeleri gerektiğine inan yorum .Ellerine temizlik bezlerini ,cam silleri çok önceden verdim .Kendi islerini yapmayı öğrenmeleri gerekiyor .Mutfak kültürünü kendi çocuklarına  aktarmalılar .Ana dilleri gibi türk yemeklerini ,türk kültürlerini de bilmeleri gerekiyor.

Belki vatanımızdan uzakta yaşadığımız için daha kıymetli bu değerlerimiz .İstiyoruz ki güzel Türkçe konuşsunlar ,ülkelerini tanışınlar ,yurtlarını bilsinler .´´Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanidir´´ hesabi ,vatanlarına dönsünler birgün.

Anne olarak isteklerimiz ,beklentilerimiz çok ama basarili olacakmıyız ,bilmiyorum .Zaman gösterecek herşeyi.

Mutfağa çocukları alıştırmak için yapılmış basit bir yemek ;sosisli makarna .

Kızımın elinden çıktı yemeğimiz ,ama  o kadar hevesli ki yapmaya pişirmeye ...Ocağı kendi yakmak ,sıcak tencereyi kendi karıştırmak istiyor.Benim de  ödüm kopuyor ,yanacak haslanacak diye.

Yaklaşık 2-3 cm kestiğimiz sosislerimizi, spagettilerimize geçiriyoruz.

Spagettilerimizi kırmamaya dikkat ediyoruz.

Tencerenin içerisine  koyduğumuz suyu kaynatıyoruz. içerisine tuz ve sıvıyağ ekliyoruz.

Suyumuz kaynadığın da  içerisine  spagettilerimizi  kırmadan koyuyoruz.

Yaklaşık 12 dakika haşladıktan sonra makarnalarımızı süzüyoruz.

Tencereye tereyağ koyarak ,eritiyoruz ve süzülmüş makarnalarımızı  ekliyoruz.

Arzu ederseniz servis tabağına aldıktan sonra ketçap dökebilirsiniz.

Ben makarnaların  bir kısmının üzerine  mantar sos ilave ettim.

Afiyet olsun.

Fırında Tavuk Dolması

Sürekli gri ,kapalı bir hava  var buralarda .Bulutların arasından biraz güneş göründü mü insanların yüzünde gülücükler açıyor .Yaz kıs ,yağmur yağıyor .Gökyüzünün renginin mavi olduğunu Türkiye´ye gidince hatırlıyoruz.

İlk geldiğim sene Türkiye den kalan alışkanlıkla  bahar da  kışlık kıyafetlerimizi  naftalinleyip kaldırmıştım .İki gün sonra kar yağmıştı ve tüm kışlıklar dolapta ki yerlerini almıştı .

Temmuz ayin  da kaloriferleri yaktığımız düşünülecek olursa Almanya da hayatin ne kadar soğuk ,karamsar olduğu anlaşılabilir.

Almanlar yağmura çamura aldırmadan her gün düzenli yürüyüşlerini ,sporlarını yapıyorlar .Bizim gibi
 -´´Bugün hava çok yağmurlu ;evde oturayım ´´demiyorlar .Haklılar tabii ,her gün yağmur ,soğuk .

Zamanla alışıyorlar ,Bize soğuk gelen hava ,onlara göre baharın belirtisi .
-´´Aaa bugün hava çok güzel -10 derece ´´ diyerek adeta hayatla dalga geçiyorlar .

Yine de güneşli günlerin tadı başka buralarda da ,her taraf cıvıl cıvıl oluyor .Sokakları çocuk sesleri süslüyor .İnsanlar hemen şortlarını ,tişörtlerini giyerek  parklara koşuya gidiyorlar .

Bu kasvetli havalar da sıkıntımı biraz üzerimden atabilmek için mutfağa kapanıyorum .Menümüz de  tavuk dolması vardı .Gerekli malzemeler ;

-1 küçük tüm tavuk
-1 su bardağı pirinç
-yarim fincan kus üzüm
-1 kuru soğan
-dereotu
-karabiber
-yarim havuç
-yarim fincan sıvı yağ
-1 kaşık tereyağ
-tuz
-tarçın

Esim tüm tavuktan çevirme şiş yapmayı düşünüyordu ama o kadar yoğun çalışma saatleri vardı ki .Tavuğu pişirmek bana kaldi  ve  tavuğumuz dolma olarak dolduruldu .

Düdüklü tencerenin içerisine yıkanmış tavuğumuzu koyarak ,yarısına kadar su ekleyelim.

Düdüklünün kapağını kapatmadan  bir taşım kaynatalım ,suyu dökerek .Üzerine tekrar kaynamış su ilave edelim .Düdüklü tencerenin kapağını kapatalım.Yaklaşık 15-20 dakika pişirelim .Süreyi kendiniz ayarlayabilirsiniz .Tavuğunuzun çok pişmemesi diri kalması gerekiyor.

Ayrı bir tavaya iyice yıkanmış ,nişastasından arındırılmış pirinçlerimizi alalım .Yag ve margarini ekleyerek pirincimizi kavuralım.

içerisine suda yaklaşık 10 dakika bekletilmiş kus üzümlerini ,dereotunu ,baharatlarını ekleyelim.Ben  cay kaşığının ucuyla tarcin ilave ettim arzu ederseniz ,hiç ilave etmeye bilirsiniz.

Düdüklü tencerenin içerisin de kalan tavuk suyunu pirince ilave ederek ,pilav pişirir gibi pişirin.
Pilavınızın da diri olması gerekiyor .Ocağın  altını kapatın .

Soğuyan tavuğunuzun içerisine ,iç pilavınızı  koyarak ,arka kısmını ya dikebilirsiniz  ya da benim gibi havuç  koyabilirsiniz.Böylece doldurduğunuz pilavınız ,pişirme aşamasın da dışarı çıkmaz.

Fırını üst  ızgara kısmını ısıtarak ,tavuğu ızgaranın üzerine yerleştirin .Ben  fırın tepsisinin altına firin kağıdı serdim , sonra ızgarayı koydum .Üzerine de tavuğu yerleştirdim.Fırın kağıdı olmadığında , fırın tepsisi ve fırınınız altı çok kirlenir temizlemesi zor olur .

Üzerine biraz sulandırılmış salca veya yoğurt sürebilirsiniz .Üzeri kızarana kadar  firin da pişirelim ,çatalla kontrol ederek pişip pişmediğine bakalım .Eğer pişmediyse fırının ısısını azaltarak,tepsiyi bir alt kademeye indirelim .

Fırından çıkarttıktan sonra biraz dinlendirip, keskin bir bıçakla servis yapabilirsiniz .

Servis aşamasını benim gibi çocukların önünde yapmasanız iyi olur .Tavuğu nar gibi kızarmış sofranın ortasında görmek çocuklarıma çok itici geldi .Bir daha ki sefere bu tür yemekleri daha gizli kapaklı yapmaya karar verdim .

Sevgiler,




5 Mart 2012 Pazartesi

Profiterol



İlk defa İnci Pastanesinde Profiterolü yemiştim ve tadı damağım da kalmıştı.Yıllarca çok zor olduğunu ve deyim yerindeyse pastane tatlısı olduğunu ve evde yapılamayacağını düşünmüştüm .Ta ki yengemden tarifini alana kadar .

Sonra ise evimde en çok yaptığım tatlı oldu ,biraz el oyalıyor ,püf noktalarını bilmek gerekiyor .Ama el alışınca kısa sürede yapmak mümkün oluyor .Önce malzemeler ve tarif sonra da püf noktaları .

Malzemeler,
-1 su bardağı su
-1 su bardağı un
-yarim paket margarin
-3 yumurta

iç  kreması ,
-2,5 su bardağı süt
-3 yemek kaşığı un
-5 yemek kaşığı toz seker
-1 paket vanilya

Üzeri için
-1 paket bitter çikolata
-2 yemek kaşığı süt
      veya
-hazır çikolata sosu

İlk olarak yumurtalarımızı dolaptan çıkartıyoruz ve oda sıcaklığında olması için tezgahta yaklaşık 15 dakika bekletiyoruz.

Su ve margarini tencereye koyuyoruz ,kaynatıyoruz.

1 su bardağı unu tencereye ilave ediyoruz ,tahta kaşıkla karıştırıp ocağın altını hemen kapatıyoruz.
Tenceremizi soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyunca içerişine birer birer yumurtaları kırıyoruz ,her yumurtayı kırdıktan sonra  mikserle  beş dakika çırpıyoruz.

Fırını 180 derecede ısıtıyoruz ,İki yemek kaşığını elimize alıyoruz ,kaşık yardımıyla  oldukça sıvı olan hamurumuzdan  cevizden küçük parçalar alıyoruz.Yağlı kağıt serilmiş tepsimize aralıklı olarak diziyoruz.

Yaklaşık 15 dakika profiterol toplarımızın üzeri sararana kadar  pişiriyoruz ,fırının kapağını açmadan
soğumaya bırakıyoruz .

Ayrı bir tencere de ic kremasını vanilya hariç pişiriyoruz ,Krema  pişip koyu kıvama gelince ,içerisine vanilyayı ilave edip ,ocağın altini kapatıyoruz .Kremayı pütürsüz kıvamda olması için mikserle yaklaşık 10 dakika mikserden geçiriyoruz.

Fırından çıkıp soğuyan profiterollerimizi ,bıçak yardımıyla ortadan ikiye kesiyoruz ,içerisine yaklaşık yarim kaşık veya aldığı kadar diyelim krema koyup ,üzerini böldüğümüz  profiterolle kapatıyoruz.

Bitter çikolatayı benmari usulu eritip ,içerisine 2 yemek kaşığı sütü koyarak çikolata sosumuzu hazırlıyoruz.isterseniz hazir çikolata sosu da kullanabilirsiniz.

içeri kremayla doldurulmuş profiterollerimizin üzerine çikolata sosu dökerek servis ediyoruz.

Simdi gelelim ,püf noktalarına ,
1 -Tepsinin altın da mutlaka fırın kağıtlarından olması gerekiyor ,yoksa profiteroller tepsiye yapışıyor .

2-Yumurtalar oda sıcaklığın da olmalı ve tek tek kırılarak ,iyice mikserden geçirilmeli.

3-Profiterol hamuru kek hamuru kivaminda oldugu için elinizle yuvarlak sekil vermeniz mümkün olmuyor .Oyüzden iki yemek kasiginin arasina  hamurdan bir parca alarak yuvarlak bir sekil vermeye calisin ve firin tepsisine yerlestirin.Unutmayin illaki yusyuvarlak bir sekil vermesenizde olur ,tepside de kaşık yardımıyla seklini düzeltebilirsiniz.

4-Profiteroller üstü sararana kadar firin da kalmali ,sonra firini kapatin ve  tepsinizi cikarmadan ,firinin kapağını kesinlikle acmadan ,profiterol toplarinizi firinin icerisin de soğumaya birakin .

5 -Benim yukarda verdigim tariften yaklaşık 2 tepsi oluyor ,ancak firin  tepsisine yerlestirirken profiterollerinizi aralıklı koymaniz gerek .

Hepinize afiyet olsun...










Brokoli çorbası


Çocuklara sebze yedirmek ,anneler için deveyi hedekten atlatmaktan daha zor .Evin de sebze yemekleri piştiğin de ,çocuklarına tabak tabak pırasalar ,ıspanaklar ,karnıbaharlar yediren annelere çok imreniyorum.

Ben sağlıklı yemekler yaptıkça ,çocuklar ısrarla sağlıksız bol yağlı ,hamur isleri istiyorlar .Ev de bir gürültü ,bir hırçınlık oluyor .İki kızım da yaptığım her sebze yemeğine ´´istemiyorum ,Yemeyeceğim ´´diyerek  tepki gösteriyor .Hatta küçük kizim olayı abartarak ağlama krizlerine bile giriyor .

Ama bir anne olarak onların sadece köfte ,pizza ,makarna yemesine de gönlüm el vermiyor .O yüzden kendimce bir çözüm buldum bu olaya ,her gün bir çeşit onların seveceği yemekten ,bir çeşitte hoşlanmadıkları  sağlıklı yemeklerden yapıyorum . Bizim ev de istediği yemeği de seçme şansı  da yok.  İllaki ikisinden de yemeleri  en azından  tadına bakmaları gerekiyor.Kimisine göre diktatörlük olsa da çocukların ağız tadının gelişmesi ve sağlıklı olmaları  için her cesit yemekten az da olsa yemeleri gerektiğine inanan annelerdenim ben .

Bugün Brokoli çorbası yaptım,Umarım ağlamadan birer kase içirebilirim kızlarıma ,

Malzemelerimiz.
-Yaklaşık 500 gr Brokoli
-2 yemek kaşığı un
-1 tepeleme yemek kaşığı tereyağ
-Yaklaşık 1 fincan krema
-Yeterli miktarda tuz

Brokolileri yıkayarak ,çok kalın kısımlarını kesiyoruz .Diğer yeşil bölümlerini tencereye alarak ,üzerini iki parmak gecene kadar su koyarak ,pişirmeye bırakıyoruz.

Brokoliler iyice yumuşak olana  kadar pişiriyoruz.

Ayrı bir sos tenceresin de  tereyağını eriterek içerisine unu ilave ediyoruz .Tahta kaşıkla karıştırarak içerisine özleşmesi için tencerede ki suyumuzdan ilave ediyoruz .Karıştırarak boza kıvamında olan  kavrulmuş unumuzu tencerenin içerisine döküyoruz.

El blendırıyla  tenceremizin içerisinde ki brokolileri iyice eziyoruz .

Bir taşım daha kaynatarak tuzunu ilave ediyoruz .

Ocağın altını  kapatmadan kremasını koyarak ,karıştırıyoruz .

Sağlık deposu çorbamız servise hazır. Afiyet olsun.

Havuçlu mücver


Mücvere bayılırım hele de sıcak yaz günlerinde  ağır ,yağlı mücvere asla -hayır -diyemem .

Yemek sitesi hazırlıyorum ,sizlerle tarifler paylaşıyorum  ama itiraf etmem gerekir ki ben yiyip yiyip kilo almayanlardanım .Daha sonra alamayanlardanım .Arkadaşlarım bu duruma sinir olsa da hayatim da hiç rejim yapmadım .Hep yağlı yedim ,börekleri lupplattım  ama kilo alamadım.

Ben ise tam tersi kilolu olmak isterdim ,bence  kilo bayanlara yakışıyor .Balık etli olmak isterdim doğrusu.

O yüzden daha çok yağlı yiyorum ,hamur işleri tüketiyorum .Belki  bir 5 kilo alabilirim diyerek.

Bu bol yağlı mücver de benim öğlen menümü süsledi.

-iki adet kabak
-1 adet iri havuç
-yaklaşık küçük bir cay bardağı un
-1 yumurta
-yarim cay kaşığı karbonat
-tuz
-karabiber
-nane
-yaklaşık bir cay bardağı süt
-kızartmak için  yağ

Havuç ve kabaklarımızı rendeliyoruz.

Genişçe bir kabın içerisine alarak ,yumurtayı unu ,ilave ediyoruz .Çatalla iyice karıştırıyoruz.

Baharatını ,tuzunu ,karbonatını ,sütünü  ekliyoruz .Boza kıvamından biraz daha katı kıvamlı olmalı.Yaklaşık 15 dakika kenarda bekletiyoruz.

Genişçe bir teflon tavaya  yağı koyarak  ,yağımızı kızdırıyoruz.

Kaşık yardımıyla  mücverimizden  alarak kızgın yağa  birer kaşık ,birer kaşık  aralıklı olarak döküyoruz.Bir tarafı iyice pisince diğer tarafına çevirip  kızartıyoruz .Eğer pişmeden öbür yüzünü çevirmeye çalışırsanız ,mücveriniz yağın için de dağılır .O yüzden bir yüzünü kızartıp ,diger yüzünü çevirin.
Afiyet olsun herkese .


4 Mart 2012 Pazar

Humus

Humus ,nohuttan yapılır ama marketler de hazır satılan nohut tozlarıyla güzel olmadığını düşünüyorum .Nohut tozuyla  macun gibi oluyor en iyisi elinizin altında ,buzluğunuz da sürekli haşlanmış nohut bulundurun.Misafiriniz gelmeden nohudunuzu buzluğunuzdan çıkarın ve ..sıcak suda bekletin ,kısa surede humusunuz hazır.
-1 su bardağı haşlanmış nohut
-1 limon suyu
-yarım su bardağı tahin
-2 diş sarımsak
-1 kahve fincanı su
-zeytinyağı
-kırmızı tatlı toz biber
Sıcak durumdaki nohutlarını el bendirinin  içerisine koyalım.içerisine tahin ,limon suyunu ilave edelim.
Sarımsakları ayrı bir yerde iyice ezelim ,blendıra ekleyelim.Suyu da koyarak .iyice ezelim.Bu ezme isini biraz uzun sure yaparsanız  ,kıvamını güzel tutturabilirsiniz.
Ayrı bir servis kabına alalım.
Yaklaşık 1 fincan zeytinyağını sosluğu alalım ,ısıtalım içerisine biberi koyarak ,kavuralım.
Servis tabağınızın uzerine sosumuzu dökelim.
Aslında  humus için nohutların kabuklarının  soyulması gerektiği söyleniyor .Teknolojinin gelişmediği ,El blendırlarının olmadığı zamanlarda tek tek nohutların kabuğunu soyarmış nenelerimiz ,teyzelerimiz.Saatlerce emek harcayarak yaptıkları yemeklerin bizim sosyetik,
teknolojik tariflerimizden daha lezzetli olduğuna eminim.


Kıymalı Ispanak

Uzunca bir uğraşla ıspanaklarımızı yıkayalım.Birkaç sudan geçirdiğimiz ıspanaklarımızı sirkeli suda da bekletelim.Bu zahmetlerinize değecek merak etmeyin ,besleyici ,lezzetli ,keşke çocuklarımıza tabak tabak yedirebilsek ıspanağı.Temel reisi de bilmiyor şimdi küçük çocuklar.
Malzemeler,
-yarım kilo Ispanak
-yaklaşık 100 gr kıyma
-1 yemek kaşığı domates salçası
-1 yemek kasığı biber salçası
-1 yemek kaşığı pirinç
-1 kuru soğan
-1 dis sarımsak
-3 yemek kaşığı
-tuz
-karabiber
Temizlenmiş Ispanaklarımızı  yaklaşık 1 cm kalınlığın da doğrayalım.
Düdüklü tencereye  sıvıyağ koyarak,kıymayı ekleyelim.
Rendelenmiş soğanı ,salçayı ekleyerek ,kıyılmış sarımsakları da tencereye ilave edelim.Yaklaşık 5 dakika karıştıralım.
Uzerine ıspanakları ve pirinci koyarak  yaklaşık  2 çay bardağı su ekleyelim.
Yaklaşık 15 -20 dakika pişiriyoruz.Sıcak olarak servis yapalım.


Terbiyeli Kuzu Et


Kuzu etinin kokusu kimine ağır gelse de ,lezzeti daha farklı.Terbiyeli pişirildiğin de  kokusu biraz daha az  fark ediliyor.Etin tadını seven ama kokusunu ağır bulanlara uygun tarif.
Gerekli olan malzemeler,
-1 kg kuzu kol
-2 adet soğan
-2 adet patates
-2 adet havuç
-Tuz
-Karabiber
Terbiyesi için
-1 yumurta sarisi
-1 limon suyu
Kuzu kollarınızı kasapta kucuk  parçalar halinde kestirin.
Etleri  tencereye  koyarak 1 cay bardağı su  ekleyin.
Etlerinizi yumuşayana kadar arada karıştırarak pişirin.
İri doğranmış soğan,havuç ,patatesi tencereye alabilirsiniz.
Tuz ve karabiberi ilave edelim.
Suyu azaldıysa 1 çay bardağı daha su ilave edebiliriz.
Terbiyesi için ,yumurta sarisi ve limon suyunu iyice çırpalım.Hazırlanan terbiyeyi yavaşça tencereye karıştırarak koyalım.
Ocağın altınıkapatalım.Yanında sıcak bulgur pilavıyla servis yapabilirsiniz.

Nohut Çorbası

Yemek yapmak insanların yaratıcılığına kalmış.İlla da içerisin de A malzemesi olacak ,B malzemesi olmadan bunu pişiremeyiz gibi kurallar olmamalı.Tabii ki bazı pastalar , pohaçalar var  ,mayasız ,kabartma tozsuz pişiremeyiz.Ama mutfağa giripte, buzdolabının kapısını açtığımız da evimiz de bulunanlardan da hazırlayabileceğimiz o kadar çok yemek var ki.Bu çorba da benim mutfağımdan böyle çıkıverdi.Sonra da çok sevildi.Kızım da adını -Nohut çorbası -koyuverdi.Aslında daha sonra araştırdığımda Adana taraflarında yapılan Ayan çorbasına benzediğini fark ettim .Ama ben yoğurtlu  ve terbiyeli yaptım.Bakalım siz de denediğiniz de beğenecekmişiniz.

Her seferin de nohut haşlayamam ,köfteleri minik minik yapamam   kardeşim ,benim isim var gücüm var diyen sevgili okurlar ,ilk seferin de biraz fazla yapın ,atın buzluğa  bu kadar basit .Hazırlamanız 10 dakikanızı alır bu lezzetli çorbayı.

Malzemeler,

-yaklaşık 100 gr kıyma
-1 küçük soğan
-yarim yemek kaşığı irmik
-yarim su bardağı haşlanmış nohut
-2 yemek kaşığı yoğurt
-1 yemek kaşığı un
-tuz
-karabiber

Çorbamızı yapmak için önce nohut büyüklüğün de köfteler hazırlayalım.

Kıymaya ,ince rendelenmiş soğanımızı ,tuzu ve karabiberi,irmiği karıştırma kabımıza alarak yoğuralım.

Küçük küçük köfteler hazırlayalım,Köftelerimizin nohut büyüklüğün de olması gerek.

Köftelerimizi çok az yağ koyduğumuz teflon tavaya alarak ,birkaç dakika kavuralım.

Buzlukta bekleyen nohutlarımızdan  yarım su bardağını  alalım.

Ayrı bir tencere de un,yoğurdu iyice karıştıralım.ve üzerine 5 su bardağı su ekleyerek kaynamaya bırakalım.Yoğurdun kesilmemesi için kaynayana kadar karıştırmamız gerekiyor.

Kaynayan tenceremizin içerisine köfte ve nohutlarımızı  atalım.

Yaklaşık 10 dakika pişmeye bırakalım.

Yarım limon ve 1 yumurta sarısını çırparak terbiyesini hazırlayalım.Çorbamızdan bir kepçe alarak terbiyemizin içerisine damlatalım.Ilıyan terbiyeyi çorbanın içerisine katalım.Çorbamızın altını kapatalım.

İsterseniz bir parça tereyağın da kırmızı toz biberi kavurarak ,çorbanızın üzerine dökebilirsiniz.Sıcak olarak servis yapalım.




Çanakta Patates

Misafir gelecek oldu mu ,kimin iki ayağı bir papuca girmez ki.Birşeyler hazırlamak gerek ,evi toparlamak gerek ,yerler silinmeli  ,toz alınmalı.Ev de bir koşuşturmaca baslar .Ama sevdiğin dostlarla  ,sofraya oturupta çayini kahveni yudumlamaya basladın mi ,ne yorgunluk kalır ne de stres.Herkese dost lazım ,güzel muhabbet lazım.Azıcık kenarından  tatlı bir dedikodu olacak,kösesinden de bol kahkaha .

Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz ,kolay ,lezzetli değişik bir salatamız ,mezemiz var bugün,İster 5 çayın da yapın ister aksam yemeğinin yanın da,Gerekli olanlar,

-3 Adet patates
-1 kase yoğurt
-1 yemek kaşığı mayonez
-1 yemek kaşığı tereyağ
-5,6 dal maydanoz
-tuz

Patatesleri iyice pişirelim.Çatalı batırarak içinin de iyice pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.

Sıcakken kabuklarını soyalım,ve çatalla iyice ezelim .Sıcakken içerisine tereyağını tuzunu, ekleyip
iyice karıştıralım.Eliniz sıcağa dayanıklıysa yoğurabilirsiniz de.Benim ellerim zamanın da çok yanıp haşlandığı için hissizleşti ,kolayca yoğurdum sıcak patatesleri.

Soğuyan patateslere çanak sekli verelim.

Diğer tarafta yoğurt ,mayonez ve ince doğranmış maydanozlarımızı iyice karıştıralım.içerisine bir parça tuz atabilirsiniz.

Servisten önce hazırladığımız çanakların ,içerisini maydanozlu karışımla dolduralım.

Eee biraz da göze hitap etsin derseniz,Üzerine kırmızı biberle ,veya zeytinle süsleyebilirsiniz.Yaratıcılığınızı kullanmak size kalmış.

Eti Puf Pasta


Telefon çalar ,sevilen dostlar bir çay içimlik uğrayacaklardır.Buzdolabının kapağı açılır ,beş dakika seyredilir ,içerdekiler kontrol edilir  ve bu pasta tarifi ortaya çıkar .Ne zamandır beni bekleyen hazırpasta tabanı da değerlendirilmiş olur böylece.Siz kremayı istediğiniz gibi hazırlayabilirsiniz hatta hazır puding de koyabilirsiniz .Ben profiterol kreması kullandım içerisine.

Sade pasta tabanı,yada hazir sade pasta, tek kattan 8 adet  küçük pasta çıkıyor.
1 adet muz
Yarim su bardağı sekerli süt

Krema için,
1,5 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı toz seker
1 paket vanilya


Önce hazir sade kekimiz den bir su bardağı yardımıyla daireler çıkaralım.Ben 8 adet küçük yuvarlak kekler  elde ettim.

Kenarlarda kalan kek parçalarını elimizle iyice ufalayalım.Toz haline getirelim.

Seker ve sütü karıştırarak ,küçük keklerimizin üzerini hafifçe ıslatalım.(ıslatmazsanız kekleriniz ertesi gün kupkuru oluyor.)

Kremayı pişirelim ve iyice çırpalım.Mikser kullanabilirsiniz.Yaklaşık 10 dakika pütürsüz kıvam elde edene kadar çırpabilirsiniz.

Kremayı kaşık yardımıyla küçük keklerin üzerine koyalım.Bıçakla düzeltmeyin bombeli bir şekil verin kremanıza.

Küçük doğradığınız muzlardan birer adet keklerin üzerine koyalım.

Toz haline getirilmiş kek parçalarıyla üzerlerini güzelce kapatalım.

Eti puf pastalarınız hazir bile ,servisi de çok kolay ,herkes tabağına kolayca alabiliyor ve görüntüsü de oldukça hoş.






Haydari

Hayatimiz da olmazsa olmazlarımız vardır ya.Keyfmizini yerine getirir ,ağzımızın tadını düzeltir .Kimisi  rakısının yanında kavunla envai çeşit meze ister ,kimisi çayının yanında biraz tuzlanmak .İster akşam yemeğinizin yanında  hazırlayın ,isterseniz beş çayında böreğinizin yanında ikram edin.Haydari de böyle bir salata ,meze karışımı bir aperatif.

İlk önce süzme yoğurt yapmamız gerek .Vaktiniz yoksa hiç kendinizi zorlamayın 1 paket hazır süzme yoğurt alin.Marketlerde  değişik markaların süzme yoğurtları mevcut.Yok ben süzme yoğurdumu kendim yaparım derseniz.Yaklaşık yarim kilo yoğurdu temiz bir tülbendin içerisine doldurun ve bir gece mutfak musluğunun üzerine asarak bekletin .Böylece suyu iyice süzülecektir.

Malzemelerimiz

-1 su bardağı süzme yoğurt
-1 tatlı kaşığı zeytinyağı
-1 çay kaşığı kekik
-2 çay kaşığı nane
-1 diş sarmısak
-tuz

Karıştırma kabının içerisine iyice dövülmüş sarmısak,süzme yoğurdu,ve diğer tüm malzemeleri alarak karıştıralım.

Servis tabağının üzerine alarak ,üzerini toz biberle süsleyelim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...