31 Mayıs 2012 Perşembe

Browni

Aslında bu pastanın o kadar çok adı var ki ..Kimisi ıslak kek ,diyor kimisi browni ,kimisi kunta kinte kek  .Ama ben tarif defterime eski adını yazmışım .Kunta -kinte kek .Sanırım ismi çocukluk günlerimizin dizisinden geliyor .Meşhur siyahi köle kunta -kinte .
Acil misafirlerim için tatlı yapmam gerekiyordu ,mikser yardımıyla çok kısa sürede hazırladım ,yeni kek kalıbımı kullandım.İlk defa  da kalıbı sıvı yağ ile değil margarinle yağladım  ve kalıbın özellikle altına margarin sürdüm ,kenarlarına iyice kabarması için yağlamadım .O kadar güzel kabardı ki .Defalarca yapmama rağmen ilk defa bu kadar puf puf oldu.
İşte malzeme listemiz,
-2 su bardağı şeker
-4 yumurta(evde ancak 2 yumurta bulabildiğim için 2 yumurtayla yaptım)
-2 su bardağı un
-1  paket eritilmiş margarin(Ben bu sefer 1 su bardağından bir parmak az sıvı yağı kullandım)
-1 su bardağı süt
-1 parmak vanilya
-1 parmak kabartma tozu
-4 yemek kaşığı kakao
İlk olarak yumurta ve şeker iyice çırpılır.
Eritilmiş margarin ve kakao ,süt ilave edilir.karıştırılır ,Bu malzemeden 1 su bardağı ayrılır.
Kalan malzemeye un ,kabartma tozu,ve vanilya ilave edilir.
Margarinle yağlanmış kalıba dökülür,180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 35 -40 dakika pişirilir .Pişip pişmediği kontrol edilir .Pişen kek fırından çıkarılır ve sıcakken üzerine 1 su bardağı ayırdığımız karışım dökülür .Soğuyunca kalıptan çıkarılır ,arzu edelirse çikolata sosuyla servis yapılır .Afiyet olsun.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

40. Yaş Doğumgünü

Yeni bir yaşa merhaba dedim .İlk defa doğumgünümü kendime dert ettim .40 yaş demek yaşlanmak demekti .40 yaş demek  daha fazla kırışıklık demekti .Bu sıkıntıyla haftalar önceden 27 mayısın gelmesini hiç istemedim sanki zamanı durdurabilecekmişim gibi hep ,sonsuza kadar 39 yaşında kalmak istedim.
Doğumgünü sabahına da sırf bu yüzden birkarış suratla uyandım.Kızlarımın  bahçeye hazırladığı kahvaltıya isteksizce oturdum.Yere Tebeşirle yazdıkları -doğumgünü kutlamasına -tebessüm ettim.Sonra da şimarık bir kız gibi kocama kapris yapıp durdum .O  kahvaltı sofrasını toplarken ,artislik yaptım .Dondurma yemeye gitme teklifine burun kıvırdım .
Sonunda çocukların da ısrarıyla dışarıya çıktık .Hepberaber kocaman dondurmaları mideye yuvarladık.Ben yine memnuniyetsiz ,birşeyler bulmaya çalışırken biraz da sıcaktan kaçarak tekrar eve döndük .Kızımın araba da "Anne ,eve dönünce ailece film günü yapalım mı ?sözlerini ise duymazdan geldim .
Başka birşey olmalıydı ,başka birşey hani hayatımın 40 yılını boşa geçirmediğimi  aslında sandığımdan daha değerli bir hayatım olduğunu kanıtlayacak bir delile ihtiyacım vardı .Tüm bu kaprislerimin sebebi ,hayatım da elle tutulur bir şey bulabilmekti .Oysa ben de biliyordum şimarıklık yaptığımı dünyanın eniyi kocasına sahip olduğumu ,iki güzel ,akıllı kızımın olduğunu .Ama işte o gün doğumgünümdü yaaaa... Sanki bütün dünyaya surat asabilirdim.
Tüm bu sevimsiz düşünceleri kafamdan geçirirken eve girdik .Bir süre sonra da eşim beni bahçeye çağırdı .Veeeee o an hayatımın şokunu yaşadım .
Biz dışar da dondurma yerken ,tüm sevdiğim arkadaşlarım bahçeye gelmiş, masaları hazırlamış ,balonları şişirmiş ve bana süpriz bir parti hazırlamış .Gözlerimden akan yaşa engel olamadım .Almanya da yaşadığım beş yıl boyunca tanıştığım ,sevdiğim bir çok insan benim için biraraya gelmiş ,beni düşünmüş ,beni sevmiş .Üstelik tüm bu organizasyonu eşim ,kızım,arkadaşlarım konuşarak bir ay önceden hazırlamış .Hebiri çeşit çeşit yiyecekler hazırlamış ,peynirlerinden ,salatalarına ,plastik tabak çanaklarına kadar herşeylerini alarak gelmişler .Farklı ülkelerden gelen arkadaşlarım  kendilerine ait salatalarını özel olarak yapmışlar .
Benim için ,benim için .....
İşte galiba bulmuştum hayatımın anlamını ,ailem yanımda olmasa da beni sevenler ,yanımda olanlar vardı .Beni düşünüyorlar seviyorlar ,beni özel hissettiriyorlardı .
Hangi birine ,nasıl teşekkür etsem .
Gözlerimde ki yaşları sildikten sonra  ,arkadaşlarımla ilgilenmeye  çalıştım  çeşit çeşit poğaçalardan ,mezelerden  ,pastalardan yedim .Çok eğlendim ,çok mutlu oldum .Çoluk çoçuk gece 11 e kadar bahçe de vakit geçirdik .
İki gün önceden stresimi yoketmek için doğumgünü pastamı kendim yapmaya karar vermiştim .Şeker hamurlu güzel bir pasta hazırladım  kendime ,amacım kendime yeni bir uğraş bulup ,bunun ilk gününde de  pastayı tek başıma da olsa yemekti .Sonra resimlerini çekip size gösterecektim .Maalesef heyecanımdan ,mutluluğumdan pastanın resmini çekmeye vakit kalmadı .
Onun yerine o güne ait  kızlarımla kendi resmimi yayınlamak istedim .Blog yazarken resmimi koymamaya karar vermiştim .Sanal dünyada ki tehlikeler korkutuyordu belki de beni .Fotografımın yabancı insanlar tarafından görünmesi ürkütücü geliyordu .Ama öyle güzel dostluklarım oldu  blog dünyasından ..Samimi ,içten ,yıllardır tanışır gibi ..O yüzden hiçbir sakıncası olmadığını düşünüyorum ve doğumgünüme ait bir fotoğrafla hepinize benim kadar mutlu günler diliyorum .

 

24 Mayıs 2012 Perşembe

Çikolata Dilimleri

Herkese iyi kandiller ,bu arada belirtmek istediğim bir konu var .Almanya da yaşayan müslüman arap arkadaşlarım var .Hiçbirisi kandili bilmiyor ve kutlamıyor  bir tek kadir gecesin de onlarda bizim gibi ibadet ediyor .Araplar neden kandilleri kutlamıyor?Bilen var mı ?Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar.
Bloglar da gezerken sevgili arkadaşım handenin blogunda bu Çikolata dilimlerinin resmini gördüm ve vuruldum .Onun çektiği şık resimlerle adeta gel beni ye diyordu .Hemen yapmaya karar verdim ,hazırlayıp buzluğa attım hafta sonu misafirlerim geldiğinde de buzluktan çıkarttım üzerine çikolata sosu koyarak servis yaptım.Çok lezzetli olduğunu belirtmem gerek ,önceden hazırlanıp buzlukta bekletilmesi de çok büyük kolaylık.Ayrıca kullanılan malzemeler bakımından mozaik pastaya benzediği düşünülebilir ancak tadının alakası yoktu .Daha yoğun bir çikolata ve kakao tadındaydı .Denemenizin  tavsiye ederim .Çok pratik ve lezzetli .Tarifin orjinalinini görmek isterseniz www.sarimutfak.blogspot.com dan bakabilirsiniz.

Malzeme listesi,
-1 adet sade iki katlı pasta tabanı
-2 yemek kaşığı margarin(ben 1 yemek kaşığı kullandım)
-1 kutu krema
-3 yemek kaşığı kakao
-1 paket vanilya
-1 çay bardağına yakın ceviziçi
-1 limon rendesi
-yarım paket rendelenmiş bitter çikolata (orjinalinde 2 yemek kaşığı damla çikolata vardı)
-üzeri için hazır çikolata sosu

İlk olarak pasta tabanı elinizle iyice ufalayın.İçerisine eritilmiş margarini ,ve kalan tüm malzemeleri karıştırma kabına alın.İyice yoğurun .Streç filme koyarak ,rulo şeklinde sarın.Dolaba kaldırın .Ben buzluga koydum ,servisten  1 saat önce çıkararak hazır çikolata sosuyla süsledim.Afiyet olsun.


23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bruschetta

Bruschetta italyan lokantalarında ,pizzacıların da sık rastlayabileceğiniz bir lezzet .Yemeğinizi beklerken aperatif olarak masanıza gelir ve tadına dayanılamayarak yemek öncesi bir güzel karın doyurulur.Aslında tarifin orjinalinde yumurta ve peynir yok ama ben biraz çeşitlendirmek istedim .Taze nane ,sızma zeytinyağı ,sarmısak ,peynir birleşimi kötü olabilir mi ?Bizim kahvaltı soframızı süsledi  ve evi bir anda nane- sarmısağın mis gibi kokusu doldurdu.İster akşam yemeğinde ister sabah kahvaltısında kısa süre de hazırlayabileceğiniz son derece hafif ve pratik bir yemek.

-1 tane uzun baget ekmeği
-1 kase kadar küçük doğranmış domates
- 1 diş samısak
-deniz tuzu
-1 yumurta
-birkaç dal taze nane
-sızma zeytinyağı
-yarım kase kadar rendelenmiş kaşar peyniri

 Yumurta karıştırma kabına konularak çırpılır.Doğranmış domatesler eklenir ,benim marketten aldığım domatesler kafama yanlışlıkla düşse  kanatacak kıvam da olduğu için ,kesme ve doğrama işini ben yapmadım .Bu aralar ki son keşfim doğranmış ,domates konservesi.Salça alırken mutlaka birkaç kutu alıveriyorum.Yemeklerin içerisine bazen bir kaşık ondan atıyorum.Salçadan daha lezzetli belki de daha mı sağlıklı orasını bilemiyorum.
Diğer malzemeler de eklenerek ,karıştırılır.Baget ekmeği ortadan ikiye kesilir, ben 8 parça bruschetta elde ettim.Üzerine malzeme paylaştırılır .Kalan zeytinyağı da kaşıkla üzerine bölüştürülür.
Fırının ızgara kısmı ısıtılarak ,üzerleri kızarıp kaşarlar eriyene kadar pişirilir. Afiyet olsun.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Kabak Tarator


Blogu ilk yazmaya başladığımda ,diğer arkadaşlarımın yazı eklemedikleri zaman kendilerini nasıl suçlu hissettiklerini okurdum.Şimdi aynı şekilde blogumu yazmaya birkaç gün ara versem kendimi kötü hissediyorum.Sanki ödevlerini yapmamış bir öğrenci gibiyim.Suçluluk duygusu bu olsa gerek.

Bu arada ne kadar misafir ağırlandı ,ne kadar yemekler pişirildi .Mutfaktan ,bahçeye ,bahçeden ,çamaşır odasına koşturulup duruldu.Almanya da yaşayan kardeşim kız arkadaşıyla beraber bizi ziyarete geldi.Polonyalı olan kız arkadaşına yaptığım her yemek değişik geldi.Çok beğendiğini söylese de damak tadlarımızın farklı olduğu kesin.
Hatta bir tabak can eriğini ailecek tuza bandırarak yememizde onu şaşırttı.Kültürler farklı olsa da arada köprüleri kurmak gerekiyor .Hafta sonu biz türk misafirlerimizle bahçe de otururken ,yan komşumda alman akrabalarını toplamış doğum günü kutlaması yapıyordu.Yaptığım çeşit çeşit salatalardan ,mezelerden bir tabak hazırlayarak onlara ikram ettim .Çok şaşırdılar ,memnun oldular .Türk adetlerini bilmedikleri için belkide "Niye verdi ki komşu bu tabağı "demişte olabilirler .
Sonra da onlar masalarından bize salata verdiler .O salatayı nasıl anlatsam ,nasıl açıklasam ....Şöyle yazayım  içinde ananastan ,haşlanmış yumurtaya ,şehriyeden ,pırasaya kadar her şey vardı .Mayonezle de karıştırmışlar olmuş size şahsına münhasır bir salata .Ancak bir çatal alabildim ayıp olmasın diye ,sonra da fotoğrafını çekip neden size göstermediğime pişman oldum .Neyse bu kadar dedikodu yaptıktan sonra gelelim masamızı süsleyen  mezemize .İtiraf etmek gerekirse çeşit o kadar fazlaydı ki benim kabak tarator biraz kenarda köşede kaldı .İşte boynu bükük taratorumun malzemeleri.

-3 adet kabak
-yarım çay bardağı ceviz
-1 yemek kaşığı mayonez
-2 yemek kaşığı  suyu süzülmüş yoğurt
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-tuz

İlk olarak kabakları yıkayıp rendeleyelim.Teflon tavaya alarak  zeytinyağında kavuralım .İyice suyunu çekmesi lazım .Suyunu tamamen çekince ocağın altını kapatalım ve soğumasını bekleyelim .Daha sonra da içerisine mayonez ,yoğurt ve cevizini ekleyip karıştıralım.Tüm işlem bu kadar basit .Herkese güzel günler.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Ispanaklı Cannellonı Makarna

Cannelonı  makarnayı daha önce denemiştim ama kutunun üzerinde ki pişirme talimatına uymadığım için çok sert ve kuru olmuştu .Bir kere daha denemeye karar verdim ve sonunda o kadar lezzetli oldu ki parmaklarımızı yiyorduk.
Ben Türkiye de yaşarken  cannellonı makarnayı marketlerde görmemiştim .Belki vardı ama benim dikkatimi çekmemişti.Benim gibi bilmeyenler için cannellonı makarnanın ne olduğunu açıklayayım ,italyanların ünlü ,uzun boru makarnası .
Bazı markalar da önceden makarnayı haşlamanız gerekmiyor ,direk fırına atmanız yeterli .Ancak benim aldığım -Barilla marka da ilk olarak 4 dakika haşlanması gerek.Şimdi malzemeler ve yapılışı.
-10 adet cannelonı ( Boru makarna)
-1 adet kuru soğan
-250 gr kıyma
-350 gr ıspanak
-tuz
-1 çay kaşığı kimyon
-1 çay kaşığı şeker
-yarım yemek kaşığı salça
Beşamal sos için
-2 yemek kaşığı tereyağı
-2 yemek kaşığı un
-2 su bardağı süt
-biraz tuz

-Kaynar suyun içerisine  biraz tuz ve ayçiçek yağı koyarak boru makarnaları tencereye aldım.Kutunun üzerinde yazdığı gibi tam 4 dakika pişirdim .Ve süzgeçle kenara alıp soğuması için beklettim.
-Ayrı bir tava ya rendelenmiş kuru soğanı ve sıvı yağı alarak biraz kavurdum .Soğanlar sararınca içerisine kıymayı ve salçayı  ilave ederek karıştırdım.
-Yıkanmış  ve ince kesilmiş ıspanakları da tava ya ekleyerek son olarak baharatları ilave ettim.
-Soğumuş cannelonılerin  içerisine harçtan doldurarak ,hafifçe yağladığım borcama tek tek dizdim .
-Veee beşamal sosu hazırlamaya başlayalım,ayrı bir tencere de  tereyağ eritilerek ,içerisine un ilave edilir ve kavrulur.Süt de  tencerenin içine alınarak  kaynatılır ve tuzu eklenir .Tabii tüm bu işlemlerin  karıştırılarak yapılması gerekir .Ben mutfaktayken sürekli tek kulağım telefon da Türkiye de ki akrabalarımla çene çaldığım için karıştırmayı unuttum .Beşamal sosum topak topak oldu .Sonra mikserden geçirmek durumunda kaldım.
-Borcamın en üstüne de  hazırlanan beşamal sosu dökerek buzdolabında 1 saat kadar dinlendirdim.
-190 derecede önceden ısıtılmış fırın da 20 dakika pişirdikten sonra makarnalarım servise hazırdı .İlk sıcağı çıktıktan sonra  tabaklara alabilirsiniz.Afiyet olsun.






14 Mayıs 2012 Pazartesi

Mercimekli Bulgur Pilavı

Herkes alıştığı tadı arıyor .Tüm çocukluğumu geçirdiğim Tokat´ta çok yaptığımız ,yediğimiz bir pilavdır mercimekli bulgur pilavı .Pirinç pilavından çok daha sağlıklı .Mercimeğin bir protein deposu olduğu düşünülürse ,bu pilav sofralarımızda sık sık yerini almalı.
Ancak Mercimekli Bulgur pilavının bu kadar reklamını yaptıktan sonra belirtmem gereken önemli bir nokta da ,benim eşimin bu pilavdan nefret ettiği.Hiç sevmez ,yemez .O bulgur pilavını ayrı ,mercimek yemeğini ayrı yemek ister .O yüzden eşim ne zaman evde yoksa,bu pilavı pişiririm bende .Kızlarımla başbaşa bir güzel yeriz.Yanına da mutlaka turşumuz olur.

işte yemeğimizin  malzemeleri,
-1 su bardağı pilavlık bulgur
-yarim su bardağı yeşil mercimek
-2 yemek kaşığı tereyağı
-1 yemek kaşığı salça
-2 su bardağı kaynamış su
-bir tutam tuz

Yıkanmış mercimeklerin uzerine 2 parmak geçecek kadar su ilave edilir ve haşlanır.Mercimekler ,dişe dokunur kıvamda olmalı ,çok fazla yumuşatılmadan ocaktan alınmalı.
İnce delikli kevgirde ben suyunu süzdürdüm.Sağlık açısından ve daha lezzetli olması için suyunu ayrıca kullanabilirsiniz.Ben pilavı karartığı için bu suyu kullanmıyorum ,döküyorum.
Tereyağını tencereye alarak ,eritin ,içerisine salçayı alarak 1 -2 dakika  kavurun.
Sonra yıkanmış  ve suyu  süzülmüş  bulgur ile mercimeği ilave edin.
Tekrar 1 -2 defa karıştırıp 2 su bardağı kaynamış su  ve tuz ekleyin.Altını kısıp üzerine kapağını kapatarak pişmeye bırakın.
Pilav suyunu tamamen çekince altını kapatıp ,uzerine kağıt havlu kapatabilirsiniz.
Yaklaşık 10 dakika dinlendirdikten sonra  turşu ve ayranla servis yapabilirsiniz.

                  

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Şeker Hamurlu Kurabiyeler


Uzun zamandır şeker hamurlu kurabiye denemek istiyordum ancak bir türlü cesaret edemedim . Sonun da denemeye karar verdim .Beklediğimden de güzel oldu.yalnız el uğraştırdığını zaman aldığını söylemem de fayda var .Ama o kadar zevkli ki  ,kızımla beraber mutfağa geçtik oyun hamuruyla oynar gibi oynadık ,şekil verdik.
Benim için en zor konu içinde domuz Jelatini bulunmayan Şeker hamurunu bulmaktı .Marshmallow dan şeker hamuru yapılacağını öğrendim .Sevgili arkadaşım Manal Türk marketten beyaz marshmallow aldı.

İlk olarak marshmallowdan şeker hamuru yapmakla başlayalım.

Marshmallowlar borcamın içerisine konur .İçi yarısına  kadar su ile doldurulmuş tencerenin üzerine oturtulur .Önemli olan  nokta  borcamın  direk ateşte temas etmemesi .Benmari usulü eritilmesi.Metal bir kaşıkla arada karıştırarak iyice eritilir .Suyun marshmallowların  içine gelmemesi gerekiyor .Sakız gibi yapış yapış oluyor yaklaşık 10 dakika da bu kıvamı tutturabilirsiniz .

Daha sonra sıcak marshmallowlar karıştırma kabına alınarak azar azar pudra şekeri ilave edilir .ve yoğrulmaya başlanır .Ben 200 gr lık marshmallow için 200 gr yakın pudra şekeri kullandım .Ama burada verilen ölçüden çok sizin yoğurmanız  ve hamurunuzun kıvama gelmesi önemli .Çok katı olmaması gerek ,Marshmallowlarınız pudra şekerini yedikten, yoğrulduktan sonra da elinize hafifçe yapışmalı.Son olarakta bir streç fılm e bir miktar margarin sürerek şeker hamurunuzu hava almayacak şekilde sarıyoruz.Bir gece oda sıcaklığın da bekletiyoruz.

Ben kurabiyelerin üzerindeki beyaz şeker hamurunu marshmallowdan hazırladım .Ertesi gün markete gittiğim de ise tamamen bitkisel ürünlerden hazırlanan şeker hamurlarından buldum .Eğer sizde bulabilirseniz şeker hamurlarınızı hazır alabilirsiniz .Marshmallow dan hazırlamaktan çok daha kolay ve hemen hemen aynı fiyat.
Kurabiye tarifi ise ,
-1 yumurta
-yaklaşık 200 gr margarin -oda sıcaklığında olacak.
-3 tatlı kaşığı şeker
-2 yemek kaşığı hindistan cevizi
-1 bardaktan 2 parmak eksik nişasta
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu
-Alabildiği kadar un

Kurabiye için tüm malzemeler karıştırılarak bir hamur elde edilir .Kulak memesi kıvamında hamur olmalı ve çok iyi bir şekilde yoğrulmalı .1cm kalınlığında hamur açılarak istenilen kalıplarla kesilir.
İçerilerine çöp şiş batırılır.Birbirlerine değmeyecek şekilde altına yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirilir.Her bir tepsi ancak 8 tane alabildi.180 derecede üzerleri hafif sararana kadar pişirilir.
Çıkan kurabiyeler soğuması için kenarda bekletilir.

Şeker hamurları merdaneyle ince bir şekilde açılır.Marshmallowdan yaptıklarımın altına tezgaha yapışmaması için pudra şekeri serptim .Ayrıca katılaşırsa mikrodalga fırınında çok hafif ılıtabilirsiniz .Böylece açılması ,şekil verilmesi daha kolay oluyor.

Açılan renkli şeker hamurları aynı kurabiye kalıpları ile kesilir .Silikon fırçayla  kesilen şeker hamurlarının altına biraz su sürülür ve kurabiyenin üstüne yapışması sağlanır.Bir çok tarifte bal sürerek yapıştırabileceğiniz söyleniyor ama çok tatlı olacağını düşündüğüm için ,sadece su kullanarak yapıştırdım.Bundan sonra ise en zevkli bölüm başlıyor .Süslemek ,renklendirmek .Sizde istediğiniz şekilde cicili bicili kurabiyeler hazırlayabilirsiniz.İyi eğlenceler...


10 Mayıs 2012 Perşembe

Zeytinyağlı Biber Dolması

Sabah 7 de başlayan koşturmam akşam 11 e kadar devam  ediyor .Bu arada ev hanımı olduğumu sabit bir işimin olmadığını da belirtmem gerek .Tüm gün oradan oraya gittikten ,bir sürü iş hallettikten sonra akşam tam anlamıyla turşum çıkıyor .
Gözümü açtıktan sonra ilk yaptığım iş kahvaltı hazırlamak büyük kızımı okula arabayla götürmek .Sonra eve gelip küçüğü hazırlamak yedirmek tekrar kreşe doğru yola çıkmak .Hemen hemen her gün gönüllü olarak çalıştığım başka bir kuruluş var .Kimi gün Türk çocuklara ders veriyorum ,kimi gün bir okul kütüphanesinde çalışıyorum ,kimi günde başka bir okulun kafeteryasın da diğer annelere yardım ediyorum.
Öğleden sonra çocukları arabayla eve getirdikten sonra ise kalan zaman onlara ait oluyor .Parka götürmek ,dersleriyle ilgilenmek .Her gün mütemadiyen ütü yapıp ,evi temizlemekte ayrı .

Bir sürü küçük odası olan kocaman bir evim var ,elimden toz bezi eksik olmaz .Bahçeyi ayrı sil süpür ,haftanın bir günü Almanca kursuna git.Alışverişi ayrı hallet.Çocukları envai çeşit kurslarına götür ,birde yetmezmiş gibi orada bekle .Sırf gönülleri olsun diye eve arkadaşlarını davet et.Arkalarından bir daha evi sil süpür.

Kalan zamanda da hep yorgunum ,akşam koltuğa oturduktan sonra yatağa gidecek halim kalmıyor .Bu satırları öğleden sonra 4 te yazıyorum ve şimdiden yorulmuş durumdayım.İşlerimin arasın da  yakında taşınacak arkadaşım için mobilya bakmaya gittik.Sabah ütüye başlamadan da aşağı da tarifini vereceğim zeytinyağlı biber dolmasını yaptım.

Gerekli malzemeler,
-yarım kilo dolmalık biber
-2 adet kuru soğan
-1 su bardağı pirinç
-taze nane
-maydanoz
-1 çay kaşığı şeker
-yeteri kadar tuz ve karabiber
-kuş üzümü
-dolma baharı
-yaklaşık 1 çay bardağı zeytinyağı
-1 domates
-yarım kaşık domates salçası

İlk olarak biberlerin çekirdekleri çıkarılır ve  yıkanır.
Dolmanın içi için soğan rendelenir ,zeytinyağında hafif sararana kadar kavrulur.
Salça  ve iyice yıkanmış pirinçler eklenir.Bir süre daha kavrulur ,daha sonra 1 çay bardağı sıcak su ,baharat,şeker ,tuz  ilave edilerek  ocağın altı kapatılır.
Ayrı bir kapta bir süre suyun içerisinde bekletilen kuş üzümü ,istenilen miktarda taze nane ve maydanozda ince kıyıldıktan sonra tavanın içerisine katılır ,karıştırılır ve soğumaya bırakılır.
Biberlerin içerisine iç harç konulur ,Biberlerin üzerinde bir parmak boşluk bırakılır ,domates dilimleri kapak gibi üzerine kapatılır.
Dolmalar tencereye yerleştirilir ve yarısına gelecek kadar su doldurulur ve biberler yumuşayana kadar pişirilir.Maalesef pişirme süresini veremiyorum ,koşturmamın arasında saate bakamadım .
Hepinize afiyet olsun.

Kayseri mantısı

Üzeri bol sarmısaklı yoğurtlu  soslu dumanı tüten mantıya kim hayır diyebilir ki ?Biz de hayır diyemedik .Kayınvalidem koca bir tencere yaptı  .Hepsini bir oturuşta bitirdik .Mide spazmı geçiyorduk ailece .Tadı nefisti ,yılların tecrübesinin konuştuğu mantı tarifi sizin için aldım .

İçi için gerekli malzemeler ,
-250 gr kıyma
-1 orta boy soğan
-1 çay kaşığı karabiber ve tuz

Üzeri
-Sarmısaklı yoğurt
sosu için
-1 yemek kaşığı tereyağını yarım yemek kaşığı salçayla ezerek ayrı bir yerde pişirelim.

Hamurumuzu yapmak için gerekli malzemeler,

-1 yumurta
-1 çay kaşığı tuz
-yaklaşık yarım kilo un
-1 çay bardağı su

Hamuru yapmak için yumurtayı suyla çırparak tuzu ilave ediyoruz.
İçerisine azar azar unu ilave ediyoruz .
Hamurun kıvamı kulak memesinden biraz daha katı olmalı .
Hamuru sürekli yoğurarak kıvamına getiriyoruz.
Üzerini nemli bezle örterek 15 dakika dinlendiriyoruz.
Hamuru 5 eşit parçaya ayırıyoruz .
Bir bezeyi  alarak tezgahı unlayarak  hamuru açmaya başlıyoruz.
Hazır yufkadan daha kalın olacak şekilde hamuru açıyoruz.
3*3 cm ölçülerinde kare şeklinde kesiyoruz.
İçerisine iç malzemeden ilave ederek kapatalım .(Üçgen şeklinde veya bohça şeklinde)
Diğer bezeleri de aynı şekilde hazırlıyoruz.
2 lt suyu tencereye  alarak ,biraz tuz koyalım ve kaynatalım .Kaynayan suya mantıları atalım ,hamurlar üste çıkmaya başladığında beş dakika daha kaynatalım .Ocağın Altını kapatalım.

Servis tabağına susuz olarak bir kepçe mantı koyalım .
Üzerine sarmısaklı yoğurt ve sosunu ekleyelim.
Mide ilacınızı da yanınızdan eksik etmeyin....



7 Mayıs 2012 Pazartesi

FRANKFURT

    Almanya'nın en büyük şehirlerinden biri olan Frankfurt modern ve ortaçağ mimarisinin buluştuğu kültür ve finans merkezi.Kentte bir çok etkinliği bir arada bulmak mümkün .İster nostalji treniyle bir tur atabilir isterseniz de main nehri etrafında bulunan müzeleri ziyaret edebilirsiniz. Daha önce de birkaç kere ziyaret ettiğim şehre ,blog yazmaya başladıktan sonra bir kere daha yolum düştü .Daha bir alıcı gözüyle baktım ,fotoğraf makinemi elime alarak sizlerle paylaşabileceğim bir kaç görüntü yakalamaya çalıştım.
Ama sadece çalıştım diyorum çünkü ben bir fotoğrafçı değilim .Kendi halinde evde yemek yapmaya çalışan ,bunu da adını ve resmini vermeden internette yayımlayan sade bir ev hanımıyım.
Ne zormuş fotoğraf çekmek .Tam güzel bir görüntü yakalayıp ,çekecekken ,zııırt önümde biri bitiyor .
Sağa gidiyorum ,manzarayı yakalayamıyorum ,sola kaçıyorum güneş yüzüme vuruyor .
Neyse aşağı da becerebildiğim kadar yakaladığım birkaç görüntü var .
En çok beğendiğim yerler ise ,Römer ve Aziz Paul kilisesi  ve eski opera binası oldu .
Römer denilen yerde  ,zamanında imparatorlar kendilerini ziyafet çekerlermiş.Daha sonra ise belediye binası olarak kullanılmaya başlanmış.İçerisin de imparatorların yağlı boya resimleri mevcut.

Eski opera  ise ,1944 yılında bombalarla yerle bir edilen bu bina aslına uygun olarak tekrar yapılmış 1981 yılın da kutlamalarla tekrar açılmıştır.
Maın nehrinin üzerinde ki köprüde bulunan ,üzerinde sevgililerin isimlerinin yazılı olduğu kilitler ise görülmeye değerdi.Aşklarını ölümsüzleştirmek isteyen ,birbirlerine bir ömür boyu bağlılık hayallerini kuranlar kalın zincirlerle kilitleri köprüye asmışlardı.

Ve gelelim beğenmediklerime ,ünlü elma şarapları .Bana göre bildiğin sirkeydi .Ama o yöre de o kadar meşhur ki tadına bakmadan dönünce ayıp oluyor.







6 Mayıs 2012 Pazar

Çatlak Kurabiye



Sitemiz de oturan tüm Alman komşularım  yaşlı .Yaşlı dediysem ;yaşı ilerlemiş gönlü genç insanlar.Kimisi 80ine merdiven dayamış ,kimisi de 70 lerinde emekliliğin keyfini sürüyor .Hayranım onlara ,Sabah kalkıp koşuya çıkmalarına ,taze alman ekmeği almak bahanesiyle karı koca elele yürüyüş yapmalarını ,bahçe dekorasyonlarıyla ilgilenmelerini gıpta ederek seyrediyorum.
Güneşli havalar da 20 lik sevgililer gibi bahçelerinin bankında diz dize oturmalarına ne demeli...Sanki yaşlı ,içi geçmiş karı koca değil .Taze sevgililer .
İstemeden konuşmalarını duyuyorum .Her bir cümlenin için de "canım ,aşkım "sözleri.Evliliklerin de uzun yılları devirmişler ama birbirlerine saygılarını ,özenlerini hiç kaybetmemişler.İmrenmemek elde değil.
Bugün yaptığım komşularıma da ikram edeceğim cookie tarifine  .Geç bu modern isimleri derseniz ,kahvenizin yanın da yiyebileceğiniz.sert kurabiyeye .Namı diğer "çatlak kurabiye"

Gerekli Malzemeler,
-2 su bardağı un
-2 adet yumurta
-1 paket kabartma tozu
-yarım su bardağı toz şeker
-1 çay kaşığının ucu tuz
-yarım su bardağı sıvı yağı
-1 paket vanilya
-1 kahve fincanı kakao
-kurabiyeleri bulamak  için yarım su bardağı pudra şekeri

Pudra şekeri hariç tüm malzemeler ,karıştırma kabına alarak karıştırılır.İyice yoğurulur.
Oldukça sert bir hamur oluyor .Buzdolabına konarak en az iki saat dinlendirilir.
Dinlenmiş hamurdan cevizden biraz küçük parçalar koparılarak yuvarlanır.
Pudra şekerine batırılarak her tarafı pudra şekerine bulanır .
Aralıklı olarak tepsiye yerleştirilir .Bu ölçülerden 38 adet küçük kurabiye çıktı .
Fırın tepsisine  yağlı kağıt serilerek ,fırın önceden ısıtılır.
180 derece de tam 15 dakika pişirilir .Herkese afiyet olsun.catlak kurabiye tarifini 75.hafta porselen demlik cay etkinligi icin bir dilim dus 'e gonderiyorum.


5 Mayıs 2012 Cumartesi

Kolay Pizza

Annemin klasik bir mayalı hamur tarifi var .Aynı hamuru 40 şekle sokarak 40 farklı çeşit pogaça ,pizza ,kurabiye yapabiliyor .Torunları da bayılıyor .Anneanne kurabiyenden yapsana ,pizzandan bize pişirsense diyerek her seferin de talepte bulunuyorlar.
Ben de pizzalarımı  bu hamurdan yapıyorum .Annemin tarifi artık meşhur oldu .Deneyen arkadaşlarımda çok memnun kaldı ve onlarda pizzaların da poğaçalarında "özgür tatların  annesinin" tarifini kullanıyorlar .
Aşağıda göreceğiniz pizza resimleri sevgili arkadaşımın canım annemin tarifiyle yaptığı bir lezzet.
Gerekli malzemeler,
-1 su bardağı ılık süt
-su bardağının yarısı kadar yağ
-su bardağının çeyreği kadar şeker
-1 paket yaş maya
-1 tatlı kaşığı tuz
-Alabildiği kadar un
Pizzanın üstü için ,
(SUCUKLU)
-ketçap veya biraz su ilavesi yapılmış domates salçası
-sıvı yağı
-yaklaşık 300 gr sucuk
-1 adet kırmızı dolmalık biber
 (TON BALIKLI MISIRLI )
-Ketçap
-Küçük bir kutu ton balığı
-mısır konservesi
-kaşar peyniri rendesi
Sütü ılıtarak içerisine yağı ,şekeri,tuzu ekleyelim. Mayayı elimizle ufalayalım.
Karıştırma kabını içerisinde hamuru mayalanmaya bırakalım.
Mayalanan hamurun içerisine unu azar azar katarak kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur elde edelim .
İyice yoğurarak kenarda 15 dakika daha bekletelim.
Merdane yardımıyla açarak ,büyük boy fırın tepsisinin altına yağlı kağıt sererek hamuru üstüne koyalım.
Ketçabı biraz sıvı yağı ile karıştıralım ve fırça yardımıyla hamurun üzerine sürelim.
Üzerine malzemeleri ilave edelim .
180 derecede önceden ısıtılmış fırına verelim .
Son 10 dakikasın da fırından tepsiye çıkararak kaşar peyniri ilave edelim ve tekrar fırına verelim.
üzeri kızarana kadar pişirelim.

Hamurdan yaklaşık bir büyük boy fırın tepsisi pizza yapılabiliyor.Arkadaşım pizzadan iki tepsi yapmıştı ,bir tanesi sucuklu -biberli diğeri de ton balıklı-mısırlıydı .
Üzerini siz tamamen kendi zevkinize ,damak tadınıza göre hazırlayabilirsiniz.

3 Mayıs 2012 Perşembe

İlk ödülüm


Bu benim ilk ödülüm o yüzden biraz görmemişlik yapıp keyfini çıkaracağım.Sevgili arkadaşım -herdemlezzet-hediyemi bana göndermiş .Şimdi kırmızı halı da salına salına yürüyerek ödülünü alan ,şimarık şarkıcıları o kadar iyi anlıyorum ki...

-herdemlezzet- in bahsettiğine göre ödül almanın da bazı kuralları varmış.Ödülün ambleminin sayfanız da yayınlanması,11 arkadaş seçip onlara da ayrı ayrı ödül iletmek ,herbirinin sayfasını ziyaret ederek ödül aldıklarını bildirmek gibi.
Tabii son olarak ta kendinizle ilgili 7 gerçeği ifşa etmek.

İşte benim hayatımın gerçekleri,

1 -Kedilerden ölesiye korkuyorum.
2-Gözlerim kör olana kadar kitap okuyabilirim .
3-Misafir ağırlamaya bayılıyorum.
4-Ağız tadım hiç yoktur .
5-Sinirlendiğimde gözüm kesinlikle bir şey görmez.
6-Bu hayatta kızlarım için yapmayacağım hiiiiç birşey yoktur.
7-Öfkemi içimde tutamam.Patlarım gider.

Veee benim de ödül vermek istediğim 11 arkadaşım,
1-minimutfaktan
2-bülbülünyeri
3-renkli dünyam
4-siyahkuğu
5-keshkule
6-narşenbe
7-mehtap
8-mutfaktaki acemi
9-lezzetyagmuru
10-sarımutfak-hande
11-cuisine -interculturelle

Tekrar ödülüm için teşekkür ederim .


2 Mayıs 2012 Çarşamba

Tavuk Pirzola

Hafta sonu kulaklarımın pası silindi.Almanya'nın  Essen şehrinde Türk Sanat Müziği konserindeydim.Türk Kültür ve sanatının yaşatılmasını Almanya da tanıtımının yapılmasına katkıda bulunan bir avuç insan 10 yıl önce bir araya gelerek bir koro oluşturmuşlar.Biz de 10 .yılını kutlayan "Türkischer Musikchor NRW"nin konserinde kendimize Türk sanat Müziği ziyafeti çektik.

Birbirinden güzel şarkıları dinleyerek ,geçmişe bir yolculuk yaptık.Bu şarkılardan bazıları ,
-Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
-Yılları durduracak bir sevgi istiyorum
-Rüya gibi her hatıra
-Bu yılda böyle geçti şirin gözlü sevgilim

Ayrıca yılların ses sanatçıları  "Zekai Tunca ve Melihat Gülses "de konuk solist olarak şarkı söylediler.
Billur gibi sesleri vardı.Bu kadar mı güzel şarkı söylenir ,bu kadar mı güzel Türkçe konuşulur ,vurgulama yapılır.
Her iki sanatçının da sahnedeki kibarlığı ,asaleti  ve seviyeli muhabbetleri de izleyicilerden 10 puan aldı .
Konsere yetişmek için hazırlanırken mutfağa vakit kalmadı .Acele tarafından bir şeyler hazırlandı .Menümüz ise,
-Tavuk pirzola
-Patates püresi
-Turşuydu .

Tavuk pirzola benim kurtarıcım .Çıtır çıtır oluyor ,Mangal da yapmaktan daha kolay daha sağlıklı.
Gerekli malzemeler ,valla yok .Sadece tavuk pirzola ve tuz .Hepsi bu kadar.
Sanırım lezzeti pişirme tekniğinden kaynaklanıyor .
İstenilen miktar da tavuk pirzola yıkanır ve kağıt havlu ile kurulanır .
Önceden altı ısıtılmış  teflon tavaya sırayla tavuk pirzolalar yerleştirilir.
Üzerine kapağı kapatılır  ve hiç yağ konmadan , kapağı açılmadan bir yüzü pişirilir .Zaten kokusundan etin renginden pişip pişmediğini anlayabilirsiniz.
Tek tarafını yaklaşık 25-30  dakika orta harlı ateşte kızartıyorum .
Daha sonra diğer yüzü çevrilir ve aynı şekilde pişirilir .
Tavuğun her iki  tarafı da nar gibi kızarmalı.
Kendi yağını salan , çıtır çıtır nar gibi kızarmış tavuk pirzolalarınız hazır bile .Servis tabağına aldıktan sonra her iki yüzünü de güzelce tuzlamayı unutmayın!!
Ben servis tabağıma da bolca tavadaki yağı döktüğümü ,ekmek bandırarak yediğimi yazmayım ,siz de okumamış olursunuz.Sevgilerimle...




Ve konserden bir sahne ...Almanya da Türk sanat müziği ziyafeti.











1 Mayıs 2012 Salı

Pirinçli Kabak Yemeği

Yurtdışın da yaşamanın avantajları var mı ?Bazı konular da  var gerçekten .Özellikle sosyal bir devlette yaşıyorsanız ,ödediğiniz her türlü vergi, size hizmet olarak geri dönüyor .Ücretsiz olarak yararlanabileceğiniz bir çok kurs ,eğitim ,seminer var .60 yaşındaki bir kişinin de 6 yaşındaki çocuğun da gidebileceği devletin, belediyelerin hazırladığı aktiviteler var .Tek yapmanız gereken biraz araştırarak bu imkanlara sahip olmak .
Ev hanımı bir anne kendini geliştirmek için dikiş kursuna ,ücretsiz Almanca kursuna devam etmek istiyorsa yan odada çocuğunu birkaç saat bırakabileceği kreşlerde mevcut .Bu avantajlardan yararlanmak ,kullanmak gerektiğini düşünüyorum .Aynı imkanların ülkemde de olmasını umutla bekliyorum.Türkiye'de de ödediğimiz her kuruş verginin, çocuklara ,ev hanımlarına ihtiyacı olan herkese eğitim ,sağlık  hizmeti olarak geri dönmesini arzu ediyorum.
Bu kadar sohbetten sonra evde yemekte yapmak gerek .Kısa süre de hazırlayabileceğiniz sağlıklı bir sebze yemeği,
Malzemeleri,
-3 adet kabak
-1 tane kuru soğan
-1 yemek kaşığı salça
-1 çay bardağı pirinç
-tuz,nane,karabiber
-zeytinyağı
-üzeri için sarımsaklı yoğurt
Kabakları yıkayarak,kabuklarını kazıyoruz.Küp şeklinde doğruyoruz.
Tencereye biraz zeytinyağı koyarak yemeklik doğranmış soğanları kavuruyoruz.
Soğanlar sararınca salçayı ekleyerek bir süre daha karıştırarak kavuruyoruz.
İçerisine kabaklar eklenerek bir süre sonra da yıkanmış pirinci koyuyoruz.
Daha sonra  baharatı,tuzu konarak üzerini 1-2 parmak geçecek kadar kaynar su ilave edilir.
Bir süre sonra ocağın altı kısılarak kabaklar yumuşamayıncaya kadar pişirilir.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...