31 Ocak 2013 Perşembe

Barbie Pasta


Bu kadar telaş ve dert arasında iki kızımın da doğum günü vardı .Ben de ki de şans ,büyük kızım 3 ocak 2000 doğumlu ,küçüğü ise 2 ocak 2006  .Başıma gelecekleri bilseydim sezaryan olan doğumu  3 ocakta yaptırır böylece  iki ayrı doğum günü partisi yapma zahmetine girmezdim .Ama doktorumuzun randevu listesi dolu olduğu için ,mecbur onun boş zamanı olan 2 ocakta dünyaya geldi küçük kızım .
Bana ise 6 yıldır birer gün arayla iki ayrı parti düzenleme işi  kaldı .İkisinin de ayrı ayrı arkadaş grupları var .Beğenileleri farklı ,ortak zevkleri yok .Biri meyveli pasta istiyorsa ,diğeri çikolatalı .Biri bowlıng  partisi yapmak isterse ,öbürü prensese  partisi  düzenlemek istiyor  .

Geçen sene ise tam bir curcuna idi. İlk olarak Defnemin  kreş arkadaşlarını eve davet ettik .Yaklaşık 15  tane çocuk burada adet olduğu üzere annesiz  partiye geldiler  .Anneler çocukları kapıdan bırakıyor ve gidiyor .Ama küçük çocuklarla merdivenli ev de uğraşmak o kadar zordu ki ...Bir de çocukları eğlendirmek için aktivite düzenlemek gerekiyor .Kavga ediyorlar ,küsüyorlar ,kimi tuvalete yalnız gidemiyor .Sonuçta yorgun bitmiş bir anne ,uçmuş dağılmış bir ev ve arkadaşlarıyla küsmüş bir doğum günü çocugu vardı .
Ertesi gün ise büyük kızım ve  arkadaşlarına pijama partisi hazırladık .Tam 8 adet 12 yaşında bayan  biz de sabahladı .Her pijama partisin de olduğu gibi uyumadılar ,kudurdular .Gece saat 4 te kahkahaları tüm evi inletiyordu .Hazırladığım kocaman oda da  ,sabaha  kadar eğlendiler .Sabah kahvaltısından sonra onları evlerine gönderdik ve   yattıkları odaya girdiğim de küçük dilimi yutuyordum .iki poşet çöp attım ,iki gün de temizledim o  odayı .

Tüm bu yaşananlar geçen sene ki doğum günü hatıralarıydı .Bu sene sağlık problemleri ,doktor randevuları yüzünden ev de birşey yapamadık .Defne'nin arkadaşlarını  kapalı oyun parkına davet ettik .Yemekleri oradan aldık ,börekleri çörekleri arkadaşlarım yapıp getirdi  bana ise sadece söz verdiğim pastayı yapmak kaldı .

Barbie pastayı nasıl yaptığımı bir daha ki sefere resimlerle anlatacağım  ama şimdilik  tarife ve püf noktalarına gelelim .
Gerekli malzemeler ise
-3 adet katlı hazır pasta tabanı (ister kakaolu ister sade )
-ara kreması(Ganaj hazırlayabilirsiniz  veya herzaman kullandığınız bir krema varsa onu kullanabilirsiz,ben kızımın sevdiği gibi  bir kata çilek reçeli diğerine krem şanti sürdüm )
-Kekinizi ıslatmak için süt
-Şeker hamuruyla kaplamadan önce tamamını kaplamak için krem şanti
-şeker hamuru

*Unutmayın ki sizi yoracak bir aktiviteye başlayacaksınız .Olayı çok karmaşık hale getirip kekleri kendim yapacağım diye uğraşmayın .Hazır kek kullanmanızı tavsiye ederim .
*En alt  kısma bir adet  kek katını olduğu gibi koyuyoruz .Üzerini ıslatıp diğer katı ondan 1 cm daha küçülterek üzerine yerleştiriyoruz .Eteğe  o kabarık şeklini vermek için her bir katta keki 1cm küçültmeniz gerekiyor.
*Barbie bebeğinin bacaklarını streç filme sardıktan sonra  ortaya çıkmış kubbeye barbiyi yerleştirmeniz gerek bunun içinse 3 kattan sonra bir şişe kapağıyla herbir katın tam ortasına yuvarlak delik açıyoruz .Yoksa barbimizin bacakları nasıl girer kabarık eteğin içine ?
*Pasta katlarının arasını istediğiniz gibi süsledikten sonra en üst kısma kurumasın diye krem şantiyle kaplayıp dinlenmesi için dolaba kaldırabilirsiniz.Sonrası ise tamamen sizin zevkinize ve elinizde ki şeker hamurlarına kalmış .
Ben eteğini ,buluzunu da şeker hamuruyla süsledim .Saçlarını da uygun tüllerle  toplayınca ,bizim barbie kına  gecesine hazır oldu .Kırmızı kıyafetler ,süslü saçlarla  New york sokakların da salınan Barbie değil de hamamdan çıkmış kına yakacak türk gelin kızı oldu .
7 yaşına merhaba diyen Defneme de bu Barbie yakışırdı .

22 Ocak 2013 Salı

YALANCI BISKREM


Günlerdir araliksiz kar yagiyor ,sabah 5 te kalkarak evimizin önünde ki kar yiginini temizliyoruz .Tüm mahalle ,tüm sokak ,tek tek kendi evinin önünü aciyor ,tuz döküyor .Avrupanin ortasinda  okullarin tatil olacagini düsünmek bir hayal .Sanirim böyle seyler bir tek Türkiye de oluyor .Kar yagdi tatil ,buz oldu tatil ...Yine de memleketimizde ki sartlari dusundugum de cocuklarin hayatlarini tehlikeye atmaktansa okullarin tatil olmasini daha hayirli buluyorum .Zincirsiz  araba kullananlar ,buz pistine dönmüs yollar da slalom yapmaya calisanlar .Gerci bunlar da bir tek Türkiye de oluyor .Herkes kis gelmeden gidip kis lastiklerini taktiriyor burada.

Hasta kuzum hala ev de .Okula gitmiyor ,özel bir hoca ayarladik ve o gelip  calistiriyor derslerine .Pazartesi ise raporu  bitiyor .okula  baslayacak insallah.

Doktorlarin herbiri topu birbirine atiyor ,cocuk doktoru  ortopediste ,ortopedist  romatizma doktoruna , o da  endoktrini doktoruna sevk edip duruyor .Sonucta 20 ye yakin doktor gezdik,hepsi topu firlatmis ama kimse  yakalayamamis .Biz anlayamadik ,cozemedik bu durumu diyorlar .Gun de 3 kere agri kesici almasi gerektigini söylüyorlar .13 yasinda ki bir cocugun midesi nasil kaldirir bu kadar ilaci .Ben ise artik agri kesicileri vermiyorum .Zaten birsey degistirmiyor ki .Yine ayaklari agriyor cocugumun .Volkan konak ´in söyledigi gibi ""DOKTORLAR DA BILIR MI CIGERIN  ACISINI "

Ev de kaldigimiz sure icerisin de uzun zamandir denemek istedigim Biskrem kurabiyeyi denedim .Cok begendik ailece ,cocuklar gidip gelip hepsini bitirdiler. Afiyet seker olsun tum cocuklara.
Gerekli malzemeler ise,
-125 gr margarin
-1 bardak toz seker
-1 cay bardagi siviyagi
-3 yemek kasigi yogurt
-1 cay kasigi karbonat
-4 su bardagi un
-1 paket vanilya
-nutella

Margarin ,seker ve yumurtayi karistirma kabina alarak mikserle iyice cirpiyoruz.
Siviyagi ,yogurdu ekliyoruz.
Nutella haric diger malzemeleri de karistirarak yoguruyoruz .Sert olmayan bir hamur olacak .Unu azar azar ilave etmenizi tavsiye ederim .
Cevizden buyuk parcalar alarak elimizle duzeltiyoruz -Icine bir tatli kasigi kadar nutella koyarak ,kapatiyoruz ve hafifce yuvarliyoruz .Birlesme yeri alta gelecek sekil de yagli kagit serilmis firin tepsisine yerlestiriyoruz .Kurabiyelerin uzerine bicakla arzu ederseniz verev cizikler yapabilirsiniz.Isitilmis firinda yaklasik 20 dakika uzerleri  hafif pembelesene kadar pisiriyoruz .

-Maalesef bugun Turkce klavyeyi kullanamadigim .Bu kötü Türkce icin hepinizden özür dilerim .

16 Ocak 2013 Çarşamba

Kış çorbası

Arayıp ,soran dualarıyla yanımız  da olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim .Evlatlarımızın herbirimiz için  ne kadar önemli olduğunu yazdığım satırlar ,sayfalar yeterli olmaz ki .Anne olan bu yazıyı okuyan herkes bilir ki evlatlar candır ,hayattır ,herşeydir .
O gülmezse sen de gülmezsin ,o yemezse senin de lokmalar boğazından geçmez ,geçemez .
 Herkes yılbaşını ,yeniyılı kutlarken benim içim kan ağlıyor ,gözlerimden akan yaşlara engel olamıyordum .Bir ihtimal ,sadece  küçücük  bir  kötü tümör ihtimali  bile içtiğim suyu bana zehir etti.Sonuçları almadığımız ,doktorlara ulaşmadığımız bu günler de gökyüzü mavi ,güneş sarı değildi .Uykusuzluk ,yorgunluk ,dalgınlık vardı .Gecenin bir vakti uykuya daldıktan sonra aniden uyanıp ,elimi açarak dua etmeye başlıyordum .Sadece yalvarıyordum,sadece ...

Dualarımı duyan yaradana binlerce kere şükür olsun ki ,sonuçlar da kötü tümör çıkmadı .Kızım da troid bezleri iltahaplanma yapmış ve bu iltahap  dizlerine yerleşmiş .12 yaşında ki bir çocukta  troid  sorunu olabileceğini 40 yıl düşünsem ,aklıma getiremezdim .Boğazın da bir şişlik yoktu ,ateş olmadı .
Düz  tabanlık olduğunu düşünürken ,meğer çocuğun vücudunda troid iltahabı dolaşıyormuş .Ne diyelim herşey de vardır bir hayır .Artık kızım sürekli troid hapları kullanacak ,olsun ilacı var ,tedavisi var .Bundan sonrası vız gelir ,tırs gider .

İlk uçakla anneannemiz geldi Tokat'tan  bu sorunların arasında .Evimiz de yemek pişmeye başladı ,hala hergün doktorlardayız ,kliniklerdeyiz ama yüzümüzün ışığı yerine geliyor .İki hafta daha raporlu kuzum ,ona iyi gelsin kemikleri güçlensin diye  kış çorbamız vardı  menümüz de .
Malzemeler ise ,
-1 adet hindi boyun
-1 adet  patates
-1 kaşık yoğurt
-1  kaşık un
-yarım çay bardağı tel şehriye
-1 diş sarmısak

İlk olarak hindi ve patatesi bir miktar su ile iyice haşlıyoruz .hindi boynunun etlerini küçük küçük kesiyoruz ,kısaca didikliyoruz .
El blenderı ile ile patatesi iyice eziyoruz .Ayrı bir kase de yoğurt ve unu karıştırarak ,haşladığımız et suyunun içine ekliyoruz .Didiklenmiş etleri  ve ezilmiş sarmısağı de tencereye koyarak  karıştırırıyoruz ve kaynamasını bekliyoruz .Kaynadıktan sonra ocağın altını azaltıyoruz ve şehriyeleri ilave ediyoruz .Çorba tarifi yazarken en zorlandığım şeylerden biri de  su miktarını belirtmek .Kimisi çorbayı biraz duru içer ,kimisi yoğun kıvamlı çorbayı sever .O yüzden en iyisi çorbaya ilave edeceğiniz  kaynar suyu kendi zevkinize  göre ayarlayın .Tabii azar azar ilave edin ki bir anda ayran gibi bir sıcak çorba içmeyin.

Arzu ederseniz üzerine pul biber yakıp gezdirebilirsiniz ,ben fotografta hoş görünsün diye biraz nane  ile süsledim .
Sevgiler.

Kaynadıktan sonra ocagın altını azaltıyoruz.
 

12 Ocak 2013 Cumartesi

Portakallı Bademli Kek


Ne kadar da ara vermişim yazmaya ,yeni tarifler yayınlamaya ...Maalesef kötü günler geçiriyoruz .12 yaşında  ki kızımın sağlık problemleri sebebiyle ev de yemek bile pişmedi .Sürekli dışardan birşeyler aldık .İnsanın morali bozuk ,evladı  hasta olunca değil yemek ,nefes almak bile içinden gelmiyor.

Kızımın uzun zamandır ayakları ,dizleri ağrıyordu .Gittiğimiz ortopedistler ise bizi düz tabanlık hikayesiyle aylarca oyaladılar .Ayak ağrıları dayanılmaz olunca,doktor olan arkadaşımın kocası devreye girdi .ilk  çekilen rontgen de ise diz kapağın da bir kütle vardı .Bizim stresli günlerimiz ise başlamış oldu .Ama Almanya da hasta olmak için ters bir zamandı .Noel tatili sebebiyle tüm doktorlar  yıllık izindeydi.

Günlerce acillere taşındık ,doktor arkadaşlarımıza danıştık ,bacağın da iyi huylu kemik tumoru cıktı .
Düşünmesi ,dile getirmesi bile imkansız tümör kelimesi benim kuzumla aynı cümle de kullanılır olmuştu .Ciğerin yanmasının ne demek olduğunu anladığım günlerdi .Herbir doktor ziyaretin  de kalbim duracak sanıyordum ,hemşirelerin ağzından çıkacak her kelime şifre gibiydi .Hele çektirdiğimiz  birçok MR ,Rontgen ,sintigrafi sonrasın da teknisyenlere  sorduğum sorular .
-Kötü birşey gördünüz mü  acaba ?

Korku dolu günler, hastane de devam etti .Daha fazla araştırmalar yapıldı .Sonuçta  ise kötü bir  tümörle karşılaşılmadı .Çok şükür .Allahım kimsenin çocuğuna  yaşatmasın .

Doktorlar ise romatizmadan şüpheleniyorlar .Romatizma çocugun ayaklarının şeklini bozar mı ?Çocuğu acıdan  ağlatır mı ?Bir adım yürüyemiyecek hale getirir mi?Söyledikleri  ise biz tahlilleri yaptık ama 500 çeşit romatizma var daha fazla test yapmamız lazım .

Bu kadar başarılı  kızım okuluna devam edemiyor ,raporlu .Ama halen kesin birşey bulamadıkları için de tedavi yok .Bu iş böyle devam ediyor .Doktorların çaresiz kaldığı bu durum aklıma tek birşey getiriyor  .Hiç inanmam dediğim .Nazar .

İnanmam böyle batıl şeylere dedikçe Allah başıma mı verdi acaba ?Hala hiç sebebsiz yürüyemeyen bir çocuk ,sayısız doktorun bulamadığı bir hastalık  var çBirden bire  başlayan bu kötü günlerin sebebi nazar mı?

Çocuklara hastalık  hiç yakışmıyor .

Ev de yemek pişmedi ,gücüm yoktu ,takatim yoktu .O yüzden eskilerden bir tarif var .Sevgiler.

-3 yumurta
-1 su bardağı süt
-1 su bardağı sıvıyağı
-2 subardağı şeker
-3,5 su bardağı un
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
-1 portakalın kabuğunun rendesi.
-yarım bardak badem kırığı

Ben 3,5 su bardağı un ölçüsünden iki kaşık eksilttim .O iki kaşık un yerine nişasta  kullandım.
Yumurta ve şeker mikserle  karbeyazı olana kadar çırptım.İçerisine  diğer malzemeler ilave edildikten sonra  margarinle yağladığım  silikon kek kabına sıvı karışımı döktüm .180 derece de fırına verdim 45 dakika sonra  çıkarttığım da pişmediğini gördüm .ısıyı 150 dereceye düşürerek  bir süre daha pişirdim .Silikon  kalıbın  azizliğine  uğradığım için  tam pişirme süresi veremiyorum .


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...