25 Şubat 2013 Pazartesi

Zeytinyağlı Lahana Sarması

Bir süredir ülkem de yaşanan gelişmeleri Televizyon kanallarından hayretler içerisin de izliyorum .Yapılanlar ,açılım adı altında verilen tavizler ,teröristlerle kucaklaşma gayretleri ,gazilerin ve şehit ailelerinin bile yandaş yapılmaya çalışılması ,estirilmeye çalışılan yalancı bahar havaları ...Tüm bunlar bir senaryonun parçası gibi ,siyasiler ,politikacılar rollerini güzel oynuyor ,astığım astık ,dediğim dedik diyor ,önüne gelen herkesi fırçalıyor ,azarlıyorlar .Bizler ise bu senaryoyu köşemizden sessizce  seyrediyoruz .Kim sesini yükseltirse ,bahane hazır çete kurmak hoooop içerde ,mahpushane damların da yıldızları seyrediyor oluyor .

Oysa herbirimiz ülkemizi seviyoruz , düşünüyoruz .Bize unutturulmaya çalışılan Atatürk ilke ve imkılaplarının ışığı altın da bugünlere gelebildik .Modern Türkiye nin ekseninin değiştirilmeye çalışılmasına ,muhafazakar ,laik tartışması çıkarılmasına ,Alevi ,sünni ayrımı yapılmasına yıllar içerisin de yavaş yavaş alıştırıldık .Şimdi ise tüm bu sorunlara ek olarak analar ağlamasın laflarıyla bizi uyutmaya başladılar .
Analar ağlamasın ,şehitler olmasın .
Sayın öcalana ev hapsi verilsin ,yoksa açlık grevi yaparız .
Anadilimizde de savunma yapacağız ,canımız isterse anadilimizi tüm tabelalara asıp ,üniv.okutacağız.
Dagdakiler insin halkıyla kucaklaşsın .
Vesaire vesaire ... İstekleri hiiiç bitmiyor ki .Siyasi partiler de herbir isteği zamanla bizi alıştıra alıştıra yerine getiriyorlar .Önce medya da haberler yayılıyor ,sonra gereksiz insanlar T.V programların da bunları tartışıyorlar .Ve hepimiz kanıksıyoruz durumu sanki normalmiş gibi.
Bu bir yemek sitesi, evim de yaptıklarımı ,denediklerimi diğer insanlarla paylaşmak için açtığım ayrı bir pencere .Ama öyle anlar geliyor ki hepimiz konunun dışına çıkabiliyoruz ,dertlerimizi ,hastalıklarımızı ,önce burada  dile getiriyoruz .Son zaman da  yaşananlar ülkemin bölünme sürecine götürülmesi ve tüm bunlara karşı sesi çıkmayan bir halk .
Bence herkes ,her platform da tutuklanma korkusu olmadan ,başıma birşey gelecek mi diye düşünmeden bu atılan adımlara karşı çıkmalı .

Gerekirse analar ağlasın ,nice şehidin kanıyla sulanmadı mı bu topraklar ,geri de daha canını verecek çok insan var Türkiye için .
Terörist  başı asılsın ,ayağını öpmeye gidenler onun yerine hapisler de çürüsün .
Türkiye cumhuriyetinin anadili Türkçedir .İsteyen istediği dili öğrensin ama eğitimde ve devlet kuruluşların da tek geçerli dilin Türkçe olacağı unutulmasın .
Atatürk ilke ve inkılaplarının son yaşananlardan sonra 1.ders olarak okutulması gerekliliğinin farkına varılsın .Bağımsız ve güçlü bir Türkiye için Atatürk gibi vatansever bir devlet adamının bir daha çıkmadığını hepimiz gördük .Ondan sonra gelenlerin tek derdi küplerini doldurmak ,evlatlarına  dikili ağaçlar ,gemiler almak oldu .

Benim nacizane isteklerim bu blogta dile geldi .Eminim  benim gibi düşünen  ,sessiz kalan o kadar çok insan var ki ...
Siyaset de yaparım ,yemek de diyerek .Bu kadar politik dertlerden sonra yemeğimize geçelim .Zeytinyağlı lahana sarması,
1 adet orta boy lahana
2 bardak pirinç
3 adet kuru soğan
1 bardak zeytinyağı
1 tatlı kaşığı şeker
kuş üzümü
1 çay kaşığı salça
Tuz ,karabiber ,kuru nane

Lahanaların yapraklarını ayırdıktan sonra  geniş bir tencere de biraz haşlıyoruz .Yaprakları sararan lahanayı süzme kabına alarak suyunu iyice süzdürüyoruz.
Ayrı bir tava da robotta ince ince kıyılmış soğanları ,zeytinyağını da içine alarak kavuruyoruz .Yıkanıp suyu süzülmüş pirinçleri , salçayı da ilave ederek bir süre daha karıştırıyoruz .
1 Su bardağı su ,tuz karabiber ,nane  ekliyoruz .Suyunu çekene kadar  kavuruyoruz .Ocağın altını kapatarak iç pilavı bir süre dinlendiriyoruz . Çöpleri ayıklanmış ve yıkanmış kuş üzümlerini de  ilave ediyoruz .
Lahanaların sert kısımlarını alarak , dilediğiniz büyüklükte parçaların içerisine iç harçtan koyup sarıyoruz .
Tencereye yerleştirerek üzerine biraz zeytinyağı ve su ilave edip ,pişiriyoruz .Lahanaların üzerine ters çevrilmiş bir tabak koyabilirsiniz .Orta ateşte tencerenin kapağı kapalı olarak pişmesi gerekiyor .Ben  servis tabağına aldıktan sonra üzerine ayrıca limon sıkıyorum .Çok lezzetli oluyor .Hepinize afiyet olsun .

 

17 Şubat 2013 Pazar

Peynirli Patlıcan Salatası

Yazmaya ara verdim .Sağlık problemleri bir başlayınca evimizden  hastalık çıkmak bilmedi .Bir tek havaları da suçlamamak gerek .Mikroplar heryer de cirit atıyor ,çocukları soğuktan korumakta zor .
Söz dinlemiyorlar , kış günü kalın kıyafet giymek istemiyorlar.Evimizin küçük prensesi Defne , senede 5-6 kere bronşit oluyor .İlk öksürdüğü gün doktora gidiyoruz ve bingo...Kızımız yine Bronşit .
Doktor sonuna kadar bekliyor antibiyotik vermemek için direniyor .En sonunda diğer ilaçlarla geçmezse antibiyotik tedavisine başlıyor.Sanırım bağışıklık sistemi güçlü değil kızımın ,bebeklikte geçirdiği zatürenin etkileri de ciğerlerin de devam ediyor olabilir .Şimdi ilaç tedavisinden sonra   ,iyileşmeye başladı çok şükür .Ben ise  nihayet bloguma geri dönebildim .İşte arşivden çıkan tarifimiz ;Peynirli patlıcan salatası,
Gerekli malzemeler

-3 adet patlıcan
-2 adet domates
-1 adet limonun suyu
-1 tatlı kaşığı tuz
-1 yemek kaşığı  zeytinyağı
-100 gr beyaz penir
Aslında  hepimizin bildiği kolayca yapabileceği bir salata ama lezzeti es geçmemek gerek.
ilk olarak patlıcanlar ve domatesler közlenir .
Küçük küçük doğranır , üzerine  limon suyu,tuzu , ve zeytinyağı eklenir .
Son olarakta çatalla ezilen beyaz peynir karıştırma kabına alınır .
Hafif ısıtıldıktan sonra ılık servis yapılmasını tavsiye ederim .Herkese  afiyet olsun .
 

3 Şubat 2013 Pazar

Zeytinyağlı Yaprak Sarması

Annem Tokatlı.Tokat yaprağı çok meşhur ,haliyle Tokat yaprağıyla yapılan  sarmalar da çok lezzetli oluyor.Artık  herşey olduğu gibi bu iş de ticarete dökülmüş durum da  gerçekten ipek gibi ince
Tokat  yapraklarını bulmak  o kadar zor ki.Aldığımız her yaprağın üzerin de Tokat yaprağı yazıyor ama  sardığımız da  ne kadar kalın olduğunu farkedip söyleniyoruz .Artık Tokatta üzüm bağları kalmadı .Herkes  kendisi  bahçesinde toplayıp ,salamura yapıyor .Annem Tokattan gelirken  en güzelinden yaprağını da getirdi .O yapraklarla bize sarma yaptı İşte meşhur Tokat yaprağından yapılmış orjinal Tokat sarması .
 1 su bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı salça
4 adet kuru soğan
1 çay kaşığı şeker
1 çay bardağı zeytinyağı
nane
fesleğen
kuş üzümü

yaklaşık 100 gr  salamura yaprak

İlk olarak rendelenmiş soğanı zeytinyağın da kavuruyoruz  ,yıkanmış pirinci  ilave ediyoruz.
Karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz.
Salçasını , baharatları ekleyerek tahta kaşıkla karıştırıyoruz .
Tokatta  yapılan sarmalara kuş üzümü genelde eklenmiyor .Biber dolmalarına ,lahana sarmalarına  kuş üzümü ekleniyor.Siz arzu ederseniz  kuş üzümünü temizleyip pirinçin içine ekleyebilirsiniz.
yaklaşık 1 fincan su ekleyerek  ,tencerenin kapağını kapatıyoruz ,soğuması için kenara alıyoruz.

Salamura yaprağı iyice yıkayıp ,tuzundan arındırıyoruz  ve yaprakları sarmaya başlıyoruz .İşin en meşakkatli bölümü de burası .İncecik yaprakları  ,kalem gibi sarmak her baba yiğidin işi değildir.

Pilav tenceresinin  içerisine sarmaları sıralıyoruz.Sarmaların yarı hizasına gelecek şekilde sıcak su ekliyoruz.Ocağa alarak ,başın da bekliyoruz ,kaynamaya başlayınca altını kısıyoruz  .Sarmaların ağır ağır kısık ateşte pişmesi gerekiyor .
Piştikten sonra  altını kapatıyoruz ve soğumasını bekliyoruz .Soğuyan  sarmaları servis tabağına alıp  arzu ederseniz limon sıkabilirsiniz.Afiyet olsun.
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...